WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/9839 E.  ,  2024/1460 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/283 E., 2015/393 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mağdurenin kanuni temsilcisinin şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından mağdure vekilinin temyiz isteminin reddi gerektiği anlaşılmıştır.

Diğer temyiz istemi yönünden suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı da nazara alınarak 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli, 2015/283 Esas, 2015/393 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk ...'in; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça sürüklenen çocuk ...'in; çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, sanık ...'in; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, müvekkilinin eyleminin sarkıntılık boyutunda kaldığına, mağdure ile kanuni temsilcisinin de şikayetçi olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
A.Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Kovuşturma aşamasında on beş yaşından küçük olan mağdurenin kanuni temsilcisi olan annesinin duruşmada gelerek şikayetinden vazgeçtiğini belirttiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında Baroca atanan vekilinin katılan mağdure vekili sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümlere temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2. Yukarıda açıklanan gerekçe ile Tebliğnamede mağdure vekilinin temyiz isteğinin esastan incelenmesi gerektiğine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk ...'in eylemlerinin mağdurenin iradesine aykırı olarak gerçekleştirildiği kabul edildiğinden suça sürüklenen çocuk ... müdafinin hata hükümlerinin uygulanması konusundaki temyizine itibar edilmemiştir.

IV. KARAR
A.Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli, 2015/283 Esas, 2015/393 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

...