9. Ceza Dairesi 2021/9743 E. , 2023/7451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/82 E., 2015/250 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetten yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama
Mağdure ... vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ...'ın velayet hakkına sahip anne-babası olan ... ve ...'in kovuşturma evresinde alınan ifadelerinde şikayetçi olmadıkları beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.03.2015 tarihli ve 2015/391 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/250 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk ...'nin; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası lehe görülerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Suça sürüklenen çocuk ...'ın; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası lehe görülerek 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c) Suça sürüklenen çocukların; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 23.05.2019 tarihli ve 14 - 2015/410002 sayılı, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığı, verilen mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı, suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığının bulunup bulunmadığının tespiti taleplerinin Mahkemece reddedilmesi nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığına, en üst sınırdan ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocukların amcasının kızı olan mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından açılan davada Mahkemece; her ne kadar mağdure ve suça sürüklenen çocuklar soruşturma aşamasında vermiş oldukları ifadelerden yargılama aşamasında dönmüş iseler de, suça sürüklenen çocukların soruşturma aşamasında, yaptıkları eylemleri anlatmış oldukları, aradan geçen zaman ve cezalandırılma korku ve telaşı ile ifadelerinden döndükleri, olaydan hemen sonra mağdurenin psikolojik danışman huzurunda suça sürüklenen çocukların eylemlerini ayrıntılı şekilde anlattığı, mağdurenin suça sürüklenen çocukların eylemlerinden sonra dudakları kızarmış ve yanakları kabarmış halde annesi tarafından görülmüş olduğu, alınan genital muayene raporunda mağdurenin genital bölgesinde yırtılma, kanama, ekimoz, darp-cebir tespit edilemediğinden eylemlerin öpmek, dokunmak, elbiselerini çıkartıp kendi cinsel organını sürtmek suretiyle gerçekleştiği ve çocuğun cinsel istismarı kapsamında kaldığı kabul edilmiş ve suça sürüklenen çocuk ayrımı yapılmaksızın, her ikisinin eylemlerinin ortak etkisiyle olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 21.08.2015 günlü raporu karşısında 6545 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası lehe görülerek suça sürüklenen çocukların, çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları ile suça sürüklenen çocuklar tarafından mağdurenin bu eylemler için gerekli olan süre hariç hürriyetinden yoksun bırakıldığına dair bir tespit yapılamaması karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ...'ın velayet hakkına sahip anne-babası ... ve ...'in kovuşturma evresinde alınan ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yargılama konusu eylem için, lehe olan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik sonrası 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/250 Karar sayılı kararına yönelik mağdure ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/250 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/82 Esas, 2015/250 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!