9. Ceza Dairesi 2021/9670 E. , 2024/2770 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/261 E., 2015/281 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmasının ardından Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması ihtimaline istinaden beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılama yapma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/261 Esas, 2015/281 Karar
sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İddianamede ruh sağlığı raporuna değinilmediğine, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasından dolayı açılmış bir dava bulunmadığına, davadaki tek delilin mağdure beyanı olduğuna, bu nedenle Mahkemece dinlenmesi gerektiğine, çelişme ve vicahilik ilkelerinin ihlal edildiğine, ruh sağlığı raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığına, mağdurenin olay öncesi psikiyatrik tedavi gördüğüne dair duyumlarının olduğuna, iddia edilen olay öncesinde mağdurenin ruh sağlığı bozukluğu ihtimalinin bulunduğuna, eksik soruşturma ile karar verildiğine, mağdure ile babasının aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olduğuna, evde bulunan iki bilgisayardan bir tanesinin arızalı olduğunun sanığın kızının günlüğünde yazan ifadelerden görüldüğüne, mağdurenin ifadesinin böylelikle çürütüldüğüne, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçlamayı kabul etmemekle birlikte iddiaya konu fiilin cinsel taciz ve sarkıntılık fiillerine örnek olduğuna, yeterli ve hukuki bir gerekçe olmadan zincirleme suç artırımının asgari hadden uzaklaşılarak yapıldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise "olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde ise çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntüsü duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/261 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!