WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/9633 E.  ,  2024/3117 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/263 E., 2015/264 K.
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Kayden mağdurelerden Hatice Zeynep'in 27.07.2003 doğumlu, mağdure İlayda 'nın ise 14.09.2004 doğumlu olduğu ve her iki mağdurenin de ilk derece yargılaması sırasında onbeş yaşını tamamlamadıkları anlaşıldığı, 17.08.2012 tarihli duruşmada mağdurelerin velileri konumunda olan mağdure...'in annesi Sevim ile mağdure İlayda'nın babası Ali'nin sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmış olup, bu itibarla mağdureler vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2012/263 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararı ile sanığın, dışarıda oyun oynamakta olan mağdurelerin yanına giderek "Size 10'ar TL vereyim" dediği, mağdurelerin kendisine inanmayıp parayı yere koy biz alırız demeleri üzerine, sanığın yere koyduğu parayı almaya çalışan mağdure Hatice Zeynep’i kucağına alarak orada bulunan bir eczane ile dükkanın arasına götürmeye ve bu sırada öpmeye çalıştığı, bacak, kol ve kasık bölgesine dokunduğu, mağdure Hatice Zeynep'in bağırması üzerine sanığın kucağındaki mağdureyi yere bıraktığı, şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde mağdure Hatice Zeynep'e karşı gerçekleştirilen eylem sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hali ile 103 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına mağdure İlayda'yayönelik eylemi sebebiyle beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret ve kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Beraat kararı verilen mağdure İlayda yönünden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine, mağdure Hatice’nin annesinin şikayetten vazgeçmiş olduğundan mahkûmiyet hükmünün bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. GEREKÇE
A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden mağdurelerden Hatice Zeynep'in 27.07.2003 doğumlu, mağdure İlayda'nın ise 14.09.2004 doğumlu olduğu ve her iki mağdurenin de ilk derece yargılaması sırasında on beş yaşını tamamlamadıkları anlaşıldığı, 17.08.2012 tarihli duruşmada mağdurelerin velileri konumunda olan mağdure Hatice Zeynep'in annesi Sevim ile mağdure İlayda'nın babası Ali'nin sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla mağdureler vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Oluşa uygun kabule göre, sanığın mağdure Hatice Zeynep'e yönelik eyleminde mağdureyi öpmeye çalıştığı ve bu sırada da mağdurenin kol, bacak ve kasık bölgesine dokunduğu anlaşılmakla sanığın temas içeren eylemlerinde cinsel saikle hareket ettiği kabul edilmesi gerektiğinden Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdureler vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2012/263 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.