WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/9598 E.  ,  2023/6532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/323 E., 2015/205 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; ... vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma iradesinde bulunduğu ve hükmü temyiz ettiği görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/323 Esas, 2015/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 14.05.2019 tarihli ve 14-2019/46277 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure ve katılan beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, mağdurenin psikiyatrik değerlendirmeleri yapılarak cinsel istismara maruz kalıp kalmadığı hususunda ayrıntılı rapor alınması gerektiğine, mutfak, salon ve balkon konumları dikkate alınarak eylemin gerçekleşmesinin fiilen imkansız olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ''Mağdurelerin olayın sıcağında alınan ifadesi, ATK nin mağdura ilişkin raporu, müşteki annesinin beyanı ve tüm dosya içeriğine göre;
Müştekilerle sanıkların aynı apartmanda komşu olup, birbirlerine sık sık gidip geldikleri, olay günü de mağdure ve annesinin sanıklara gittiği, müşteki ... ... ... ile sanığın eşinin mutfakta olduğu sırada mağdurenin salonda evin küçük çocuğu olan ... ile oynadığı sırada sanığın mağdurenin yanına gelerek bacağını açmasını isteyip cinsel organını pantolonun üzerinden ellediği, mağdurenin oradan hemen çekilerek tekrar çocuğun yanına gittiğinde bu sefer de sanığın tekrar giderek mağdurenin elini pantolonun üzerinden kendi cinsel organına değdirdiği ve sıktırmaya çalıştığı, mağdurenin bu şekilde de daha önce bir kez sanığın kendisine bu tür bir hareket yaptığını belirttiği, mağdure yargılama sırasında kısmen farklı beyanlarda bulunmuşsa da, olayın sıcağında alınan beyanından çok farklı beyanlar içermediği, ilk anlatım ve tarafların bulunduğu oda ve mutfakın konumu dikkate alındığında, kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği anlaşılan bu eylemler bakımından kollukta verilen beyanların içeriğinden eylemlerin ani ve kesik hareketler şeklinde gerçekleşmesi nedeniyle 6545 Sayılı yasa ile değişik TCK nın 103/1-a, 2 ve 43. Maddesinde yazılı zincirleme sarkıntılık olarak suç niteliğinin belirlenmesi gerektiği, suç tarihinin de yine bu yasanın yürürlük tarihinden sonra olup sanığın bu şekilde cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanısına varılmıştır... " şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafii ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Onama gerekçesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma yönündeki talebine iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/323 Esas, 2015/205 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.