9. Ceza Dairesi 2021/9577 E. , 2024/3100 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/378 E., 2015/215 K.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 nci
maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ile beşinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Hem şikâyetçi hem sanık beyanlarına göre cinsel birleşmeye varan davranışların olmadığına, şikayetçi kendi rızasıyla gitmesine rağmen sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan haksız şekilde cezalandırıldığına, şikâyetçi olay yerine ailesinin de geldiğini sanarak o şekilde beyanda bulunduğunu daha sonra ifade ettiğine, olay yerine gelen jandarmaların da sanığı döverek yalan ifadeyle tanıklık yaptığına, sanık ile şikâyetçinin bir çok kez aynı evde birlikte bulunduklarına, sanığın niyeti olsa herkese açık alanda değil evde bu eylemde bulunacağına, ayrıca ihbarla olay yerine geliş saati arasında 50 dakikalık süre olduğuna, niyeti cinsel saldırı olsaydı bu eylemi çoktan gerçekleştirmiş olacağına, sanığın şikâyetçiyi zorla öpmeye çalıştığı kabul edilmesi halinde cinsel saldırı suçunun oluşacağına, bu suçun da şikâyete tabi olduğuna, sanığın haksız yere cezalandırıldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Nitelikli cinsel saldırı eyleminin işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, olay günü sanığın, cinsel istismar eylemi dışında şikâyetçinin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ile mağdure arasında bir süredir devam eden gönül ilişkisi bulunduğu, olay günü buluşup bira aldıktan sonra araç ile sanığın evine gitmek üzere yola çıkılmış iken yolda yine sanığın manzaralı bir yere gitme teklifinin mağdure tarafından da kabulü üzerine ormanlık bir alana geldikleri, sanığın aşırı alkol alması üzerine mağdurenin bir kısımını içtiği biranın kalanını yere döktükten sonra sanığa gitmek istediğini söylediği, ancak sanığın bunu kabul etmeyerek aracın yakınındaki metruk eve çağırdığı, mağdurenin ise tedirgin şekilde sanığa yaklaşması ve zamanın geç olduğunu, gitmeleri gerektiğini söylemesi üzerine içeri girmeyeceğini anlayan sanığın bu kez mağdureyi kolundan tutarak kendine doğru çektiği ve zorla arabaya götürerek aracın arka kısmına oturttuğu, dışarı çıkmak isteyen mağdureye iki kez tokat attığı, mağdurun ise aracın sol arka kapısını açıp kendini aşağıya attığı, sanığın da hemen mağdurun üzerine atladığı ve bacaklarından yakaladığı, mağdurun sanıktan kurtulmak için, dizlerinin üzerinde sürünerek kaçmaya çalıştığı, sanığın da mağdurun bacaklarını tutarak arkasından gidip üzerini soymaya çalıştığı, mağdurenin sanığın kendisine zarar vermemesi için yalvardığı ve bir yandan da bağırmak suretiyle yardım istediği, sanığın "bağırma seni bağlamamı mı istiyorsun" diyerek eli ile mağdurun ağzını kapatarak aracın arka koltuğuna tekrar soktuğu, mağdurun üzerine abanıp şortunu dizlerine kadar sıyırarak bikinisinin ipini çözdüğü ve çıkardığı, "bir kere yapalım, korkma bir şey yapmayacağım" dediği, mağdurun direnmesi üzerine, sanığın ereksiyon halindeki cinsel organını, mağdurun cinsel organına değdirebildiği ancak sokamadığı, mağdurun "Serkan dur yapma" diyerek sanığa yalvardığı sırada, çevreden bağırma seslerini duyanlarca güvenlik güçlerine yapılan ihbar üzerine, olayı haber alan jandarma görevlilerinin sanığı mağdurun üzerinden alarak araçtan çıkardıkları,
Olay sonrasında aldırılan doktor raporlarına göre; mağdurenin sağ ve sol dizinde sürtünme sıyrık ve abrazyon bulunduğu, sanığın her iki dizinde de sıyrıklar bulunduğunun tespit edildiği,
Mağdurenin cebir kullanılarak araç içerisine sokulduktan sonra kaçmaya çalıştığı sırada bağırma sesleri ile jandarmaya ihbar ve jandarmanın olay yerine gelmesi arasında 45 dakikadan fazla bir zaman geçtiği,
Hususları tüm dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Sayın çoğunluk ile aramızda uyuşmazlık sanığın mağdureye karşı gerçekleştirdiği ve yukarıda detayları belirtilen eylemleri nedeniyle cebir kullanarak ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkindir.
TCK 109. Maddesi hükmünde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişinin cezalandırılacağı, eylemin işlendiği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa cezanın artırılacağı düzenlenmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün "Nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, nazara alındığında olay günü sanığın, cinsel saldırı eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş ise de;
Anılan kanun metni kapsamında somut olay değerlendirildiğinde sanık ile aralarında gönül ilişkisi bulunan mağdurenin sohbet etmek amacıyla gittiği yerde iken sanık tarafından önce metruk eve girmesi için çağırması, içeri girmemesi üzerine bu kez zor kullanılarak aracın arka koltuğunun bulunduğu yere sokması, buna direnen mağdurenin direncini kırmak için iki kez tokat atması, yine sanığın elinden kurtulmak için sol arka kapıyı açıp kendini aşağı atan mağdurenin peşinden gidip ayaklarından sürükleyerek tekrar aracın içerisine sokması şeklinde gerçekleşen eylemin cinsel eylem sırasında veya cinsel eylemle sınırlı olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden mağdurenin rızası sadece gidilen yerde sanık ile sohbet etmeye yönelik olup, zorla aracın arka koltuğuna sokulmayı, kaçabildikten sonra da sürüklenerek tekrar araç içerisine bindirilmeyi şüphesiz ki kapsamayacaktır.
Aksi durumun kabulü halinde; sanığın araç yanında ve açık arazide iken cinsel eylemini gerçekleştirmesi durumu ile zorla araç içerisine sokup iki kez tokat attıktan sonra bir fırsatını bulup kaçan mağdureyi yakalayıp sürükleyerek tekrar araç içerisine soktuktan sonra cinsel saldırıda bulunması eylemleri arasında bir fark olmayacaktır ki bunun da kabulü mümkün değildir.
Kaldı ki; sanığın aracın arka koltuğuna zorla soktuğu mağdureye karşı cinsel eylemde bulunamadan mağdurenin kendini aşağı atıp kaçmaya çalışması ve sonrasında sanığın mağduru yakalayıp sürükleyerek tekrar araca sokması sırasında herhangi bir cinsel eylem de gerçekleşmemiştir. Bu nedenle sayın çoğunluğun kabul ettiği şekliyle hürriyetin kısıtlanmasının yalnızca cinsel eylemle sınırlı olduğu söylenemez.
Yine mağdurenin gerek araç dışında gerekse araç içerisindeki sanığa karşı kurtulma mücadelesi 45 dakikayı aşkın bir süre devam ettiği gözetildiğinde;
Cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılınan mağdur aleyhine -cinsel eylem devam ediyor diyerek- faile sonsuz bir süre tanımak kanunun konuluş amacına ve koruduğu hukuki değere de aykırılık oluşturacaktır. Failin hürriyetini cinsel amaçla kısıtladığı mağdura cinsel saldırıda bulunması ve bu eyleminin uzunca bir süre ve hatta günlerce devam etmesi halinde de yine belirtildiği gibi "Nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı" denilebilecek midir. Elbetteki bunun kabulü mümkün değildir. O halde eylemle sınırlı bile olsa sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kastının ayrıca ve açıkça tespit edilebildiği hallerde de anılan suçun oluşacağının kabulü gerekir.
Sonuç olarak sohbet etmek amacıyla ormanlık alana götürdüğü mağdureyi metruk eve girmeyi kabul etmemesi üzerine zor kullanarak aracın arka koltuğuna sokmak, cinsel eylemde bulunmaya fırsat bulamadan kaçan ancak tekrar yakalanıp sürüklenerek arka koltuğa zorla bindirilip cinsel saldırıya maruz kalan mağdura karşı sanığın cebir kullanarak ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olduğu görüş ve kanaatinde olduğumuzdan suçun oluşmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!