9. Ceza Dairesi 2021/9515 E. , 2024/3596 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/238 E., 2015/99 K.
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında hakaret suçu yönünden yapılan incelemede; sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında atılı diğer suçlar yönünden yapılan incelemede; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararı ile; sanık ... ile mağdure ... arasında bir gönül ilişkisi olduğu, bu ilişkinin sanığın ısrarı ile başladığı ve sürdüğü, mağdurenin görüşmek istememesine rağmen sanığın ailesine kendisiyle ilgili yalan yanlış şeyler anlatacağını söylediği, bu sebeple mağdurenin onunla görüşmek zorunda kaldığı, sanığın ortak tanıdıkları ... ile mağdureye gönderdiği telefonla bir müddet mesajlaştıkları, bu müddet zarfında kendisine ''seni seviyorum'' şeklinde cinsel içerikli mesajlar attığı, yine bir gün yolda giderken mağdurenin sanıkla karşılaştığı, sanığın mağdureyi zorla arabasına bindirdiği, arabada sanığın mağdureyi birkaç kez yanaklarından öptüğü; katılan ...'in mağdure ...'nin ağabeyi olduğu, katılanın sanık ...'ın on beş yaşından küçük kız kardeşiyle ilişkisinden rahatsız olduğu, sanığa kız kardeşinden uzak durmasını söylediğinde sanık ...'ın cep telefonundan "senin sülaleni s.kecem, erkeksen tekkeye gel" diyerek mesaj attığı, katılanın 09.03.2014 günü yolda yürüdüğü esnada sanıklar Hakan ve ... ile karşılaştığı, sanıkların kendisini silahtan sayılan sopayla kovaladıkları, yakaladıklarında sanıkların sopayla bacağına vurduğu, kendisini zorla bir arabanın arka koltuğuna oturttukları, kendilerinin de birinin sağına, birinin soluna oturduğu, sanık ...'ın "seni eski sanayideki dükkana götüreceğim, sana göstereceğim" diyerek tehdit ettiği, bu sırada olay yerine polis ekibinin geldiği, şeklinde kabul edilen olayda; sanık ...'ın katılan mağdure ...'ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın ...'ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına, sanık ...'ın katılan ...'e yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın katılan ...'e yönelik
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik yaralama eylemlerinden de mahkumiyet hükmü kurulması, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İsteği
Müsnet suçların sübut bulmadığına, yasal unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, tanıklar dinlenmeyerek eksik araştırma ile hüküm verildiğine ilişkindir.
C. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm verilmesi ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerekmiştir. Hükümleri temyiz edebileceğine ilişkin Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında ...'ye ve ...'e Karşı Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmüm kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla reddine karar vermek gerekmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdure ...‘ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
D. Sanıklar Hakan ile Can Hakkında ...’e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
E. Sanık ... Hakkında ...’ye Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık ... Hakkında Katılan ...’e Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Oluşa uygun kabule göre sanık ...'ın işlediği hakaret ve tehdit suçlarının, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı ve 125 inci maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türleri ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin 04.06.2015 tarihli mahkumiyet kararı ile sanığın savunmasının alındığı 03.02.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği ile Sanık ... Hakkında ... ve ...’e Karşı Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ile şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdure ...'ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler ile Sanıklar Hakan ile Can Hakkında ...'e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında ...’ye Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık ... Hakkında Katılan ...’e Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!