9. Ceza Dairesi 2021/9497 E. , 2024/4393 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/14 E., 2015/145 K.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, kayda göre on üç yaşında bulunan mağdure ile sosyal medya uygulaması üzerinden tanışıp farklı zamanlardaki görüşmelerinde idaresinde bulunan araçta mağdure ile bulunduğu sırada dudaktan öpüştüğünün kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 43, 62 ve 53. maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 43, 62 ve 53. maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdurenin yaşı hususunda kaçınılmaz hataya düşürek rıza dahilinde buluştuğuna, sanığın cinsel istismarda bulunma kastının bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığından kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulamayacağı gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 14.04.2014 tarihli iddianamenin anlatım ve sevk maddelerine göre sanığın eylemini farklı zamanlarda gerçekleştirdiğinden bahisle kamu davası açılıp müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair herhangi bir anlatımda bulunulmadığı halde müsnet suçlardan belirlenen temel cezaların 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, sanığın aşamalardaki mağdurenin on yedi yaşında olduğunu bildiğine dair beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!