9. Ceza Dairesi 2021/9191 E. , 2024/3582 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/112 E., 2015/346 K.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Temyiz incelemesinin kapsamına göre;
1.Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından, sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ...'ın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 102/1 ve 102/3-a. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-b,f ve 109/5. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'in cinsel saldırı suçundan aynı Kanun'un 44, 102/1, 102/3-a, 39/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-b, f, 109/5 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'nin cinsel saldırı suçundan aynı Kanun'un 102/1, 102/3-a ve 39/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-b,f ve 109/5. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdureyi öncesinde tanımadığına, olay günü gördüğüne, zorla herhangi bir eylemin gerçekleşmediğine, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine dair de mağdure beyanı dışında delil olmadığına, mağdurenin beyanlarının da çelişkili olduğuna, varsayıma dayalı karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin beyanlarının itibar edilebilir nitelikte olmadığına, usule, kanuna, hakkaniyete ve oluşa aykırı mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin sanığın kendisine yönelik hiçbir eylemi olmadığına dair beyanı bulunduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 102/3-a. maddesinin şartlarının da sanık açısından gerçekleşmediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Mağdurenin aşamalardaki olayın oluşuna ilişkin çelişkili beyanları, savunmalar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mevcut akıl hastalığı nedeniyle hukuken rızası geçerli olmayan mağdurenin olay günü yaklaşık bir haftadır evinde kaldığı sanık ... ve diğer sanıklarla birlikte pikniğe gittiği, sanıklar ... ve ...'nin odun almak için yanlarından ayrılmalarından sonra sanık ...'ın mağdureye yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'nin sanık ...'ın cinsel saldırı eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek bu suçtan beraatlerine karar verilmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası tatbik edilmeden karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Daire çoğunluğunca sanık ... hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurulu Genel Kurulunun 27/08/2015 günlü raporuna göre mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve kendisini ruhsal bakımdan savunmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede akıl zayıflığı bulunan mağdure ...'ın 14/02/2014 tarihinden yaklaşık bir hafta ebeveynlerinin bilgisi haricinde evden ayrılarak kaçtığı, mağdurun başı boş gezdiğini gören sanık ...'ın, mağduru arabasına davet ederek evine götürdüğü, burada mağdureyi banyo ettirip makine ile saçlarını tamamen kestiği, sanık ...'in mağdurenin evinde kaldığı süre zarfında mağdurede bulunan akıl zayıflığını tespit ettiği, 14/02/2014 günlü kolluk ifadesinde "polisi aradım ve aklen biraz malül olan Şerife hakkında bilgi verdim" diyerek bu hususu belirttiği, olay günü sanık ...'ın erkek arkadaşı olan sanık ... ile ...'nin arkadaşı olan sanık ... 'ın daha önce kararlaştırdıkları üzere piknik yapmaya gittikleri, bu sırada sanık ... in mağdurede akıl zayıflığı bulunduğunu diğer sanıklara söylediği, piknik yerinde birlikte alkol aldıkları, mağdura da içirdikleri, sanıklar ... ve ...'nin sanık ...' ın mağdure ile rahat ilişkiye girmeleri bakımından olay yerinden uzaklaştıkları, daha sonra sanık ...'ın mağdurla anüs kısmına cinsel organını sürterek boşalmak suretiyle basit cinsel saldırıda bulunduğu, sanıklar ... ve ...'nin olay yerine döndükleri, sonra hep birlikte dönüş yaptıkları sırada arabanın arızalandığı, sanıkların arabayı itekledikleri sırada Askeri Hastanenin bulunduğu yol üzerinde sanık ... ile sevgilisi olan sanık ...' in münakaşa ettikleri, sanık ... nin ...' e tokat ile vurması üzerine ...' in yola çıkarak yoldan geçenlerden yardım istediği, bu sırada tanık Birsen in içinde bulunduğu aracın durduğu ve durumu polise bildirdikleri anlaşılmaktadır.
Her ne kadar daire çoğunluğunca sanıklar ... ve ...'in diğer sanık ...'ın mağdureye yönelik cinsel saldırı eylemine iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiş ise de sanık ... ile sanık ...'nin olaydaki durumları farklıdır. Yukarıda anlatıldığı üzere olay tarihinden yaklaşık bir hafta önce mağdurun başı boş gezdiğini gören sanık ...'ın, mağduru arabasına davet ederek evine götürdüğü, burada mağdureyi banyo ettirip makine ile saçlarını tamamen kestiği, sanık ...'in mağdurenin evinde kaldığı süre zarfında mağdurede bulunan akıl zayıflığını tespit ettiği, 14/02/2014 günlü kolluk ifadesinde "polisi aradım ve aklen biraz malül olan Şerife hakkında bilgi verdim" diyerek bu hususu belirttiği anlaşılmaktadır.
Sanık ... savunmalarında mağdura acıdığı için onu alıp evine götürdüğünü, fuhuş yaptırmadığını beyan etmiş ise de, mağdurun akıl hastalığını bildiği halde yetkili mercilere ihbarda bulunmak veya mağduru ailesine teslim etmek yerine evine götürmesinin ve günlerce evinde tutmasının fuhuş kastı dışında başka bir amaca yönelik olamayacağı, akıl zayıfılığı da bulunsa mağdurun kendisine yapılan iyilik karşısında sanık ...'e fuhuşa zorlama, alıkoyma ve cinsel saldırı suçlarından iftira etmesini gerektirecek bir nedeninin bulunmadığı, bu nedenle sanık ...'in bu yöndeki savunmasına itibar edilemeyeceği, sanık ...'in mağdura fuhuş yaptırdığı ve bu kapsamda sanık ...'la ilişkiye girmesini temin etmek için bağ evine götürdüğü, ayrıca akıl hastalığı nedeniyle rızası hukuken geçersiz olan mağduru hukuka aykırı amaçla alıkoyduğu sabittir. Bu itibarla sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yerinde olup onanması gerektiği düşüncesindeyim.
Sanık ... hakkında cinsel saldırı suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten kurulan hüküm yönünden yapılan değerlendirmede ise, mahkemece sanık ...'in sanık ... haricindeki şahıslara mağdureyi para karşılığı tedarik ettiği hususunun şüphede kaldığı, sanık ...'in sadece sanık ...'a mağdureyi tedarik ettiği gözetilerek sanığın tek fiil ile hem fuhuş suçunu hemde cinsel saldırı suçunu işlediği, TCK 44 maddesi uyarınca ağır olan suçtan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılarak 6545 sayılı kanunla değişiklikten önceki haliyle TCK 102/1, 102/3-a, 39/1, 62 maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmiş ise de, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanına göre sanık ...'in mağduru yalnızca sanık ...'a değil başka kişilere de fuhuş amaçlı pazarladığı, mağdurun zeka geriliğine rağmen fuhuş amaçlı birlikte olduğu bu kişilerle ilgili kısmen ayrıntılı bilgiler verdiği, mağdurun aşamalarda sadece ilişkiye girdiği kişi sayısında çelişkiye düştüğü, bu çelişkinin mağdurdaki akıl hastalığı ve ifade tarihleri arasında geçen süre nazara alındığında normal olduğu anlaşılmakla, sanık ...'in TCK'nun 37 maddesi delaletiyle 102/2, 102/3-a maddelerinden cezalandırılması gerektiği, hükmün bu yönüyle yerinde olmadığı ancak aleyhe temyiz edilmemesi nedeniyle hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne (sanık ... yönünden) katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!