9. Ceza Dairesi 2021/8995 E. , 2024/2415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/364 E., 2014/424 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, mala zarar verme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Sanık hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla hükmolunan netice cezaların türleri ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları belirlenmiştir.
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR
1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2013/364 Esas, 2014/424 Karar sayılı kararı ile; sanığın katılana nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu şeklinde kabul edilen olayda nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.04.2019 tarihli ve 14-2019/34835 sayılı, nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık ve katılan arasında duygusal ilişki bulunduğunun tanık beyanları ve mesaj kayıtları ile sabit olduğunu, katılanın vücudundaki lezyonların ne zaman meydana geldiğinin ve cinsel saldırı sonucu oluşup oluşmadığını tespit edilmediğini, katılanın genital bölgesinde cinsel saldırı bulgusuna ve kafasında darp izine rastlanmadığını, katılanın ve tanık ...’nın beyanlarının çelişkili olduğunu, katılanın birahanede çalıştığını gizlediğini, en yakın evin 5 metre mesafede olması nedeniyle evdeki bağırışma seslerinin duyulmamasının mümkün olmadığını, katılanın sanığın daha önceden de kendisini tehdit ettiğini beyan etmesine rağmen bu hususta başvurusunun bulunmadığını, çalışma hayatına engel olmaya çalışan sanıktan kurtulmak için mevcut darp izlerini kendi kendine oluşturmak suretiyle sanığa iftira attığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Hakaret ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından hükmolunan netice cezaların türleri ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, Bakanlığın davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vekilinin vaki temyiz isteğinin reddi gerekmiş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Hakaret ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği ile Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2013/364 Esas, 2014/424 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!