WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/8965 E.  ,  2024/1536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/367 E., 2014/65 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Mağdure ... vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdurenin, usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya katılmayarak katılma iradesini göstermediğinden vekilinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve

yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar hakkında açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında mağdureler ... ...,...,...'ye yönelik fuhuş suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanunu’nun 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 120.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mağdureler ...,... ve ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdure ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça sürüklenen çocuklar ...ve ... hakkında mağdureler ... ve ...'ya yönelik fuhuş suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 60.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen ...hakkında mağdure ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında mahkumiyet kararının kanun ve hukuka aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin oluşmayacağına, mağdurelerin beyanlarının yeterli olmadığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, sanığın suçu işlediğine yeterli delil bulunmadığına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Fuhuş suçundan mahkumiyet hükmünün yerinde olmadığına, sanığın mağdure ...’nin yaşını bilebilecek durumda olmadığına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Atılı suçu işlemediğine, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmadığına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

E. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Fuhuş suçu kapsamında 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, sanık ... yönünden mağdur ...’a yönelik fuhuş suçundan mahkumiyetine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasına, mağdurelerin 15 yaşından küçük olmalarından dolayı eylemlerin fuhuş suçu yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı kapsamında kaldığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Mağdurenin, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen duruşmalara katılmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Hakkında Mağdureler ... ve ...'ya Yönelik Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve kabule göre olay tarihinde suça sürüklenen çocukların, kaldığı yurdu terk eden on sekiz yaşından küçük mağdurelere karşı fuhuş suçundan yurttan kaçmış olmaları ve gidecek yerlerinin bulunmaması sebebiyle çaresizliğinden bahsedilemeyeceği, bu sebeple suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanamayacağının anlaşılması karşısında, anılan Kanun maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 25.02.2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile temyiz incelemesi tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdure ...'ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Oluşa uygun kabule göre olay tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...'nin işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve zamanaşımını en son kesen işlem olan 25.02.2014 tarihli mahkumiyet kararı ile temyiz inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşılmıştır.

D. Sanık ... Hakkında Mağdure ...'ya Yönelik Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ... hakkında kurulan hüküm açısından yapılan değerlendirmede, mağdure ifadeleri, savunma ile dosya kapsamı nazara alındığında sanık ...'in, olay günü on beş yaşından küçük mağdureyi çocuğun
nitelikli cinsel istismarı suçuna 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında müşterek fail olarak katıldığı ve mevcut haliyle eyleminin hem 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen fuhuş hem de aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını oluşturup, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde yer alan fikri içtima kuralı uyarınca sanığın daha ağır olan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden vasıflandırmada yanılgıya düşülerek fuhuş suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 02.12.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2010/367 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararına yönelik mağdure ... vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Hakkında Mağdureler ... ve ...'ya Yönelik Fuhuş Suçundan ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdure ...'ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2010/367 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık ... Hakkında Mağdure ...'ya Yönelik Fuhuş Suçundan ve Sanık ... Hakkında Kurulan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2010/367 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararına yönelik kararında sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.

...