9. Ceza Dairesi 2021/8888 E. , 2024/1999 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1294 E., 2015/914 K.
SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğinin ihlali, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2014/1294 Esas, 2015/914 Karar sayılı kararı ile;
Sanığın, evine zorla girdiği, katılanı yatak odasına götürerek katılanın dudaklarını öpüp, cinsel organına dokunması ve çıplak fotoğraflarını çekmesi şeklinde eylemleri neticesinde cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay; özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Hakkındaki cezanın fazla olduğu gerekçesiyle hükümlerin bozulması isteğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 134 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.07.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Katılanın 2011 yıllarında organik olmayan psikotik bozukluk tanısıyla tedavi gördüğünün anlaşılması karşısında, dava dosyası ve tedavi evrakıyla birlikte İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevkiyle muayenesinin yaptırılarak herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, suç tarihi itibariyle mağduru bulunduğu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, söz konusu yıllarda kullandığı ilaçlar da gözetilerek beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında rapor aldırılmasından ve katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki çelişkili beyanları gözetilerek Mahkemece aşamalardaki beyanlarından hangisine, neden üstünlük tanındığı tartışılıp, denetime imkan verecek şekilde değerlendirilmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle katılanın iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle katılanın hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, katılanın olay günü evinde bulunduğu esnada sanığın cinsel saldırı eylemine maruz kalması ve bu fiil dışında katılanın hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2014/1294 Esas, 2015/914 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2014/1294 Esas, 2015/914 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, cinsel saldırı suçu açısından üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Katılanın cinsel saldırıya maruz kalmasından sonra aynı gün akşam eşi İbrahim’in eve gelmesiyle olayı eşiyle paylaşmış ve intikal bu şekilde gerçekleşmiştir. Bu cihetle intikalin şekli ve süresi hayatın doğal akışına uygundur.
Katılanın soruşturma aşamasında karakolda alınan ilk beyanında sanığın kendisine yönelik temas içeren eylemlerini ayrıntılı olarak anlatmış, bu anlatımları da katılanın eşi tarafından doğrulanmıştır.
Katılanın beyanlarında, sanığın kendisini öptüğünü ve cinsel organına dokunduğunu, daha sonrasında da cinsel bölgelerinin fotoğraflarını çektiğini ifade etmiştir. Sanığın cep telefonuyla katılanın fotoğraflarını çekmesi hususunun gerek sanık beyanı gerekse 21.11.2014 tarihli görüntü inceleme tutanağıyla sabit olması katılanın beyanlarına itibar edilebilmesi olgusunu kuvvetlendirmiştir.
Sonuç olarak; ilk derece mahkemesinin gerekçe ve kabulünün yerine olduğundan bahisle sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması görüşü ile Sayın Çoğunluğun kanaatine katılmamaktayız.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!