9. Ceza Dairesi 2021/8684 E. , 2024/4540 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/252 E., 2015/265 K.
Her ne kadar Tebliğname'de suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik görüş bildirilmiş ise de, söz konusu kararın mağdurunun katılan ... olduğu ve bu karara karşı herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan mağdure Şevval vekilinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında mağdure Şevval'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazına hasren yapılan inceleme neticesinde; Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarih ve 2015/747 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, buna karşılık mağdure Şevval vekilinin itirazına ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 231/12.maddesi uyarınca itirazı kabil olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz isteği itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Mağdure Hanife vekilinin temyiz istemi yönünden; duruşmada ifadesi alındığı sırada on beş yaşında olan mağdure Hanife'nin suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında mağdure Hanife'ye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdure Hanife'ye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43/1, 31/2.maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/265 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43/1, 31/2, 62.maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca mağdure Hanife'ye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün onanması; mağdure Şevval'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteminin de reddi görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 103/2, 31/2.maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d, 2.maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d.maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.07.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.05.2014 tarihli rapor ile yapılan değerlendirme ve mağdurenin duruşmada alınan ifadesine katılan sosyal çalışmacının beyanı karşısında, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair bir iddia ve delilin bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'de ruh sağlığı raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulması görüşüne iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
A. Katılan Mağdure Şevval Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından kararın Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Mağdure Hanife Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Duruşmada ifadesinin alındığı sırada on beş yaşında olan mağdurenin suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/265 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!