WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/8481 E.  ,  2024/3187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/78 E., 2014/107 K.

Suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; kayda göre 26.06.1997 doğumlu olup suç tarihinde on altı yaşında bulunan mağdurenin suç tarihinde Bakanlığa bağlı yurtta kaldığının anlaşıldığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunan Bakanlık vekilinin, Mahkemece verilen kararı temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesi uyarınca suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına karar verildi.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ve ... hakkında on altı yaşında bulunan mağdureyi alıkoyarak fuhuş yapmasına aracılıkta bulunmayı teklif ettikleri iddiasıyla çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ile fuhuş suçlarından, sanık ... hakkında mağdureyi ikamette alıkoyarak değişik zamanlarda rızası dışında cinsel ilişki yaşadığı iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ... hakkında mağdureyi ikametinde alıkoyarak farklı zamanlarda birden çok kişi ile para karşılığı cinsel ilişki yaşamasına aracılık ve yer temin ettiği iddiasıyla fuhuş, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2014/78 Esas, 2014/107 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ...'ın, farklı zamanlarda mağdurenin birden çok kişi ile para karşılığı cinsel ilişki yaşamasına aracılık yaptığının kabulü ile fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ve 120TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu, sanıklar N... ve ... hakkında üzerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin samimi anlatımları çerçevesinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında fuhuş suçundan kurulan beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, sanık ... yönünden tanığın anlatımı esas alınarak cinsel ilişkilerin rızaya dayalı olduğundan bahisle kurulan beraat hükmünün hukuka aykırı olduğuna ve bu haliyle dahi reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulmasının gerektiğine, sanık ... hakkında kurulan hükümlerde cezanın alt sınırdan tespiti ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında alt sınırdan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık ...’ın mağdureye fuhuş yaptırdığının kabulüne karşın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün çelişki yarattığına ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Sanıklar ... ve...Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafii, Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Sanık ...'in yargılama konusu eylemine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanıklar ..., ... ve ...hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanıklar ... ve ...yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.03.2014 tarihli sorgu işlemi olduğu ve sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.04.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, anılan tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar .... ve Mehmet Hakkında Fuhuş, Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafii, Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Genel ahlakın kesin olarak gerekli kıldığı hallerde 5271 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma kapalı yapılsa dahi aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre hükmün açık duruşmada açıklanmasının zorunlu olduğu ve tüm dosya içeriğinden, Mahkemece genel ahlaka aykırılık nedeniyle duruşmanın kapalı yapılması yönünde verilen karar ile yargılamaların kapalı yapılıp karar celsesinde kapalılığın kaldırıldığına dair ara karar verilmeksizin gerçekleştirilen duruşma neticesinde kısa hükmün sonuç bölümünde kararın açık yargılamada verilip okunup sonuçlarının açıklandığı yazılarak 5271 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan duruşma tutanağında yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu belirten unsurların gösterilmesi gerektiği yönündeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde hükmün açık oturumda mı yoksa kapalı oturumda mı açıklandığı hususunun şüphede bırakılması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlali hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından, ayrıca olaya dair bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan ve hakkında ayrıca yargılama yapılan Yağmur Gür'ün duruşmaya çağrılarak dinlenilmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Mağdurenin soruşturma aşamasında Çocuk İzleme Merkezinde görüntülü alınan ifadelerine ilişkin CD içeriklerinin çözümü yapılmayarak 5271 sayılı Kanun'un 236 ncı maddesinin sekizinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, ...ve Mehmet Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafii, Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2014/78 Esas, 2014/107 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar...Hakkında Fuhuş, Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafii, Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2014/78 Esas, 2014/107 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.