9. Ceza Dairesi 2021/8444 E. , 2024/2995 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/172 E., 2015/173 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Katılanın hükümden sonra 22.02.2019 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkında şikayet hakkından vazgeçmesi karşısında katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin temyiz istemi ve nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarıyla sınırlı olarak yapılması gerektiği ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle
Usul ve kanunlara aykırı olarak aleyhe verilen hükümlerin bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılanın hükümden sonra 22.02.2019 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkında şikayet hakkından vazgeçmesi karşısında, katılan vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüs Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesi halinde kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu ve katılanın hükümden sonra 22.02.2019 havale tarihli dilekçesi ile şikayetçi olmadığını beyan ettiğinın anlaşılması karşısında,sanıktan vazgeçmeye karşı diyecekleri sorularak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Tebliğname Yönünden
Tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve katılan vekilinin temyiz istemi yönünden belirtilen görüşlere gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2014/172 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüs Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2014/172 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!