WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/8180 E.  ,  2023/4521 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme

Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip babası ...'in kovuşturma evresinde verdiği 10.09.2014 tarihli duruşma ifadesinde şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama neticesinde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, beraat hükmü kurulması gerektiğine, vekalet ücreti hükmedilmemesine ilişkindir.

B. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Suç tarihi itibariyle şikayete tabi olmadığına, sanığın eyleminin tek olmadığına, ani nitelikte değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun babasının arkadaşı olan sanığın, aracına binen mağdurun sol bacağına dokunup eli ile okşar gibi yapma iddiasıyla çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesi, sanığın eylemini lehe Kanun değerlendirmesi ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesi gereğince sarkıntılık düzeyinde kaldığını kabul ederek, atılı suçun takibinin şikayete bağlı suç olduğu değerlendirmesi ile mağdur ve kanuni temsilcilerinin yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip babası ...'in, kovuşturma evresinde verdiği 10.09.2014 tarihli duruşma ifadesinde şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılsa da anılan suçun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olmadığı gözetilmeden vaki şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hükmün türü ve gerekçeye göre de sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri haricinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.