9. Ceza Dairesi 2021/8025 E. , 2024/4681 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/125 E., 2015/144 K
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan ve aralarındaki husumet nedeni ile öldürdüğü Sultan'ın yeğeni, kendisinin de uzaktan akrabası olan mağdureyi, suç tarihinde evine bırakma bahanesiyle kandırarak arabasına aldıktan sonra götürdüğü mahalde zorla organ sokma olmaksızın giysilerini çıkartıp öpmek sureti ile çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını işlediğinin kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 4, 6, 53. ve aynı Kanun'un 109/1., 109/3-f, 5, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103/1, 6, 53. maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 3-f, 5 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararı temyiz ettiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Atılı suçların yasal unsurları oluşmadığı halde, alınan adli tıp raporuna rağmen çelişkili beyanlara itibarla, mağdurenin kemik yaşının on altı yaş üstü çıkmasına ve fiziki görüntüsünün de bunu desteklemesine rağmen, sadece hastane kayıtlarına itibar edilerek mağdurenin ikrarının bulunduğu da dikkate alınmadan gerçek yaşının araştırılmasının imtina ve ruh sağlığının bozulduğuna dair yetersiz rapora istinaden sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
C.Sanığın Temyiz İsteği
Mağdurenin rızası ile gittikleri mahalde dudağından öptüğünü ancak ilişkiye girmediğini, mağdure ve ailesi ile aralarında oluşan husumet nedeni ile iftiraya maruz kaldığını, pişman olduğunu beyanla, delillerin hatalı değerlendirilmesi sureti ile atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Verilen Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak;
Sanığın yolda gördüğü mağdureyi evine bırakma bahanesiyle kandırarak arabasına aldıktan sonra aracın kapılarını kilitleyerek Bolatlı Mahallesi yakınında bulunan Baraj Mesire alanına götürdüğü burada cebir kullanmak suretiyle suçu işlediğinin kabulü karşısında, lehe olduğu değerlendirmesi ile uygulanan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde de yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 103/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükümlerin önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması karşısında, karar yerinde açıkça 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103. maddenin lehe uygulandığı belirtilen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde yürürlükte olan Kanun'un 103. maddesinin dördüncü fıkrası da uygulanmadan lehe kanun değerlendirmesinde bulunulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/125 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/125 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!