WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/7900 E.  ,  2024/4538 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/218 E., 2015/156 K.

Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü/hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuklar Ferdi ve Onur hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2-3-4-6, 31/2. maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/2-3-b-f-5, 31/2. maddeleri; suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103/2-3-4, 31/3. maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 109/2, 3-f, 5, 31/3.maddeleri; sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 103/2-3-4-6, 43/1. maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/2-3-b-f-5, 43/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davası, suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 5. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri uygulanması istemi üzerine yapılan yargılama sonucunda, Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2013/218 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ve suça sürüklenen çocukların 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e. maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca suça sürüklenen çocuklar ... ile sanık ... hakkında kurulan hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurun vermiş olduğu ifadeleri uydurmasının mümkün olmadığına, adli tıp kurumu tarafından mağdurun ruh sağlığının bozulduğu ve beyanlarına itibar edilebileceği değerlendirmesinin yapıldığına, hafif zeka geriliği olan mağdurun bu hastalığının ileri boyutta olmadığına, sırf bu sebeple beyanlara itibar edilmemesinin yerinde olmadığına, hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun iddia olunan olayın gerçekleşme şekline yönelik çelişkili ifadeleri, adli raporun organ sokma iddiasını desteklememesi, mağdurun babasına ve köy muhtarı olan tanığa başından geçtiğini iddia ettiği olayı anlatırken sanık ...'in herhangi bir eyleminden bahsetmemesi, mağdurun annesinin olaydan on beş gün önce mağdurun kendisine sanık ... ile diğerlerinin eylemlerinden bahsettiğini söylemesine rağmen böylesine önemli bir olayı unuttuğu için adli makamlara bildirmediğine dair hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan ifadesi, her ne kadar mağdurun beyanlarına itibar edilebileceğine dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun (ATK 6. İhtisas Kurulu) 07.05.2014 tarihli raporu dosya arasında bulunsa da gerek mağdurun savcılık ifadesinde bulunan sosyal çalışmacının olayların doğruluğu konusunda şüphelerinin bulunduğunu dile getirmesi gerekse mağdurun soyut beyanlarını destekleyen cezalandırmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması nedeniyle Tebliğname'de yer alan ATK 6. İhtisas Kurulu raporuna göre mağdurun beyanlarına itibar edilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümler yönünden; ATK 6. İhtisas Kurulunun raporuna göre hafif derecede mental retarde olan mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği belirtilmiş ise de mağdurun aşamalardaki anlatımlarının iddia olunan olayın gerçekleşme şekline yönelik çelişkiler içermesi, mağdurun intikalden bir gün önce yaklaşık 6-7 dakika boyunca anal yoldan penis sokma şeklindeki bir eyleme maruz kaldığını söylemesine rağmen intikal günü yapılan anal muayenede herhangi bir bulgunun saptanmaması, uzmanlık raporunda mağdurun tişörtünde ve eşofman altında meni tespit edilmemesi, suça sürüklenen çocuğun 22.07.2013 tarihli sulh ceza sorgusundaki "...kendisi benim çok dayağımı yemiştir." şeklindeki savunması ve mağdurun vücudundaki darp izleri karşısında, mağdurun tişörtü üzerinde bulunduğu belirtilen vücut sıvısı ile kan örneklerinde hem suça sürüklenen çocuğun hem de mağdurun DNA kalıntılarının bulunduğuna yönelik uzmanlık raporu
suça sürüklenen çocuğa atılı suçların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sübuta erdiği sonucuna vardıracak bir ispat aracı olmaması nedeniyle Tebliğname'de yer alan ATK 6. İhtisas Kurulu raporuna ve uzmanlık raporundaki DNA tespitine göre mağdurun beyanlarına itibar edilerek suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Olay günü on iki - on beş yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103/2, 3, 4, 6; 109/2, 3-b-f, 5. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-c, 66/2. maddeleri 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.02.2014 tarihli mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma - düşme sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

C. Suça Sürüklenen Çocuklar Onur ve Sezer Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Suça sürüklenen çocuk ... bakımından; suça sürüklenen çocuğun, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 22.06.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuk ... bakımından; suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde on iki yaşından küçük olduğu, bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi gereğince ceza sorumluluğunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, buna karşılık diğer suça sürüklenen çocuklar hakkında düzenlenen 25.11.2013 tarihli iddianamede suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasının talep edildiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak tedbir isteminin reddine veya kabulüne karar verilmesi gerekirken açılmış bir ceza davası bulunmadığı gözetilmeden beraat hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2013/218 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2013/218 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Suça Sürüklenen Çocuklar Onur ve Sezer Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2013/218 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.