9. Ceza Dairesi 2021/7864 E. , 2024/3985 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/344 E., 2015/290 K.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2013/344 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararı ile; sanığın öz kızı olan katılan mağdureye karşı tehdit kullanarak cinsel organını katılan mağdurenin cinsel organına farklı tarihlerde ve defalarca soktuğu şeklinde kabul edilen olayda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.01.2019 tarihli ve 14-2015/279270 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdure ve tanık beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğunu, delil bulunmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III.GEREKÇE
1.Yargılama aşamasında babası olan sanığın kendisine yönelik birden fazla kez vajinal yoldan istismarda bulunduğunu beyan eden katılan mağdurenin Adli Tıp Kurumunda yapılan görüşmede sanığın kendileri ile ilgilenmemesi nedeniyle sanığa iftira attığına dair anlatımda bulunduğu, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinin 14.06.2013 tarihli raporunda katılan mağdurenin hafif düzeyde zihinsel engeli olduğu, bu engeli nedeniyle istismar suçunun anlam ve sonuçlarını yeterince algılayamadığı, eylemlerin ahlaki kötülüğünü bilmediği şeklinde görüş bildirilirken Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurumunun 16.03.2015 tarihli raporunda katılan mağdurenin akıl hastalığı ya da zayıflığının bulunmadığı, fiilin anlam ve sonuçlarını algıladığı, fiile muktedir olduğu yönünde tespit yapıldığı, böylece raporlar arasında çelişki oluştuğu, katılan mağdurenin sanığın cinsel eylemlerini anlattığını beyan ettiği yengesi, kuzeni ...., Fethiye'de oturan ablası ve arkadaşı ...'nın tanık olarak ifadelerine başvurulmadığı katılan mağdurenin ablası olan tanık Songül'ün katılan mağdurenin intikal tarihi öncesinde psikiyatrik rahatsızlığının bulunduğu ve bu nedenle ilaç kullandığı yönündeki beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Mahkemece katılan mağdurenin duruşmaya katılımının sağlanarak ÇİM'de ve duruşma sırasında alınan beyanları ile Adli Tıp Kurumu muayenesindeki anlatımları arasındaki çelişki giderilip, suça konu eylemler yönünden intikal tarihi öncesinde bilgi sahibi olduğu iddia edilen ve bahsi geçen kişilerin katılan mağdurenin kendilerine sanığın cinsel eylemlerine dair anlatımda bulunup bulunmadıklarına dair tanık olarak ifadelerine başvurulmasının ardından katılan mağdurenin tıbbi geçmişine dair evrakların dosya içerisine alınıp bu evraklar ile dava dosyasının Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2013/344 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!