9. Ceza Dairesi 2021/7853 E. , 2024/4334 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/94 E., 2015/85 K.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a, 109/2,3-f,5,53/1,63 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/94 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1-2. cümle, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un, 109/2, 109/3-f, 109/5, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında atılı suçları işlediğine dair katılan mağdur çocuğun beyanından başka bir delil bulunmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan mağdurun başka delillerle doğrulanmayan soyut beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/94 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/94 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak sayın Başkan ... ve sayın üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, “ kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının “mağdurun başka delille doğrulanmayan soyut beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan” kararın bozulmasına ilişkin Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Olay günü 12.11.2001 doğumlu on dört yaşındaki mağdur ...’in arkadaşı ... ile Milas ilçesi Aydınlıkevler Mahallesinde bulunan Belediye dükkanları civarında oturuyorlarken, aynı bölgede alkol alan sanık ...’nın mağdur ve arkadaşı ile sohbet etmek için yanlarına gittiği, kısa bir sohbetin ardından sanığın mağdurun kulağına eğilerek, “ben kalkınca peşimden gel, ne istersen vereceğim, sana her şey alacağım, cebine para koyacağım” diyerek kendisi ile gelmesi için mağduru davet ettiği, mağdurun sanığın arkasından Belediyeye ait yan yana bulunan dükkanlardan HDP ilçe başkanlığı ile bitişik binanın 2. katındaki terk edilmiş halde bulunan odaya gittiği, burada sanığın bir koltuğa oturup alkol almaya devam ederken mağdurun da odadaki başka bir koltuğa oturduğu, sonrasında sanığın mağdura hitaben yine kulağına eğilerek “seninle bir iş yapacağım, seni çok seviyorum” demesinin ardından, sanığın mağdurun yanına sokularak mağdurun göğüslerine gömleğinin üzerinden dokunmaya başladığı, sanığın mağdurun cinsel organını pantolonun üzerinden sertçe okşamaya başlamasıyla tedirgin olan mağdurun odayı terk ettiği, sanığın odadan kaçan mağdurun peşinden gittiği, ilk etapta yaşadıklarını arkadaşı ...’ya anlatması üzerine arkadaşı ... ve mağdur ile sanık arasında tartışma yaşandığı, mağdurun eve gittiğinde annesi müşteki Fatma Şeker’e anlatması üzerine müştekinin şikayeti ile sanığın yakalandığı, sanığın savunmasında mağduru suça konu yere götürmediğini, alt katta boş dükkanda bira içmeye devam ettiğini savunduğu, sanığın 1.84 pm alkollü olduğu, mağdurun arkadaşı tanık ...’ın mağdurun beyanlarını doğruladığı, Uzman psikolog beyanında mağdurun ifadelerinin düzgün ve olayı net bir şekilde anlattığını, mağdurun sözlerine itibar edilebileceğini beyan ettiği anlaşılmakla;
Olayın intikal şekli, mağdurun tüm aşamalardaki istikrarlı beyanı, mağdurun beyanlarını doğrulayan olayın olmasından önce yanında olan arkadaşı ... ifadesinde, sanığın mağdurun kulağına bir şeyler söyledikten sonra mağdurun “bekle beni geliyorum” diyerek sanığın peşinden gittiğini beyan etmesinden de anlaşılacağı üzere sanığın olay günü on dört yaşındaki mağdura “cebine para koyacağım, peşimden gel, sana her şeyi alacağım” şeklinde sözlerle hile ile kandırıp kaldığı odaya götürdüğü ve burada tuttuğu ve bu şekilde yaşı küçük mağduru cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktığı anlaşıldığından ilk derecenin mahkumiyet kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan beraate yönelik Dairemiz Sayın heyetinin çoğunluk görüşü olan bozma kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!