9. Ceza Dairesi 2021/7789 E. , 2024/2012 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/31 E., 2015/122 K.
KATILAN MAĞDURE : ...
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, mağdureye "Şimdi sana dokunsam okşasam, ellesem, seni sevsem, seni ısıtırım" şeklinde sözler sarf etmek ve baş parmağı ile elini okşamak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin,11.03.2015 tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Suç kastı bulunmayan sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin deliller bulunmadığından beraatine karar verilmesi yerine eksik inceleme ve delillerin hatalı değerlendirilmesi sureti ile mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini ile eksik cezaya hükmedilmesi sureti ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmemesi gerektiğine yönelik temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararı ile 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesindeki değişikliklerin infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde aşağıdaki husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hükmün (B) başlıklı bölümünün bir numaralı maddesinde "Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçundan temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi yerine sevk maddesinin "93/1" inci madde olarak belirtilmesi ve hükmün beş numaralı maddesinde mahsup yönünden sevk maddesinin aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine "61" inci maddesi olarak belirtilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B) başlıklı bölümünün temel cezanın tayin edildiği bir numaralı maddesinde yer alan "93/1" ibaresinin çıkartılarak yerine "103/1-2.cümle" ibaresinin ve mahsuba ilişkin beşinci maddesinde yer alan "61" ibaresinin çıkartılarak yerine "63" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!