9. Ceza Dairesi 2021/7781 E. , 2023/6738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/57 E., 2015/132 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2012/57 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci ile 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurun iddia edilen olay tarihindeki yaşı göz önüne alındığında fizyolojik olarak eylemi gerçekleştirme yeterliliğine sahip olup olmadığının belirlenmediği, bu nedenle eksik araştırmayla hüküm kurulduğu, sanık ile mağdurenin annesi arasında husumet bulunduğu ve dosya kapsamında sanığın mahkûmiyetine yeter mağdurun soyut beyanları dışında başkaca bir delilin bulunmadığı, beyan edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu yönündedir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Mağdurun babasının, resmî nikahlı karısı olan sanığa duyduğu ... nedeniyle mağduru, sanığın koruma ve gözetimi altında bırakarak işe gittiğinin sabit olduğuna, sanığın mağdura karşı 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen "koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler"den olduğunun kabulüne ve sanık hakkında anılan madde hükmünün tatbik edilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, mağdurun üvey annesi olduğu, mağdurun babasının işe gittiği bir gün sanıkla mağdurun evde yalnız kaldığı, sanığın üzerindeki kıyafetleri çıkararak mağdurdan kendisine bakmasını istediği ve üzerindeki kıyafetleri de çıkarıp mağduru yatağa yatırdığı, mağdurun erkeklik cinsel organını ellediği, daha sonra kendisi yere sırt üstü yatarak mağduru üstüne alıp mağdurun cinsel organını kendi ön cinsel organına soktuğu kabul edilmekle;
Sanık beyanlarında atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de; mağdurun tutarlı beyanları, sosyolog bilirkişinin mahkemeye sunduğu raporunda mağdurun anlatımlarının samimi ve kurgudan uzak olduğu kanaatine varıldığının bildirilmesi, sanığın aşamalarda çelişki ifadelerde bulunması, mağdurun sanık hakkında suç isnadında bulunmasını gerektirecek herhangi bir nedenin dosya kapsamında saptanmaması, sanığın olay günü mağdurun yanında yattığı yönündeki beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun üvey annesi olan sanığın mahkemedeki ifadesinde, mağdurun öz annesiyle aralarında, mağdurenin babasıyla evlenmesiyle başlayan ve hala var olan bir husumet bulunduğunu, mağdurun, annesinin yönlendirmesi ve etkisi altında kendisine isnatta bulunduğuna yönelik savunmaları, taraflar arasındaki husumeti destekler mahiyetteki iddia edilen olaydan 3 ay öncesinde açılmış mağdurun velayetine ilişkin mağdurun babasının açmış olduğu velayet davası ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine mağdurun soyut ve iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma gerekçesinde açıklanan nedenlerle tebliğnamede farklı yönden hükmün bozulmasını isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2012/57 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!