WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/7630 E.  ,  2024/4481 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/23 E., 2015/153 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2012 tarihli ve 2012/3715 Esas sayılı iddianamesiyle çocuğun cinsel istismarı, cinsel saldırı, hakaret, yaralama ve cinsel taciz suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/23 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanığın, olay tarihinde on beş yaşından küçük katılan mağdure Nazmiye Simge'nin göğsünü sıkma şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemle ilgili mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1.2. cümle, 103/4, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Sanığın, olay tarihinde reşit katılan ...'nın göğsünü sıkma şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemle ilgili mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102/1-2.cümle, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
c) Sanığın katılanlara hitaben ''Nasıl bir orospu olduğunuzu gözlerinize bakarak söyleyeyim mi, size 20 TL versem benimle yatar mısınız '' şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemle ilgili mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/4, 43/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 4 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
d) Sanığın katılanlara yönelik kasten yaralama ve cinsel taciz suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.01.2019 tarihli ve 14-2015/270483 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığa sokak ortasında işlediği iddia edilen suçlamadan mahkumiyet kararı verilmesinin ağır nitelikte olduğu, cebirle işlenmesinin mümkün olmadığı, teşdit uygulanması ile takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. GEREKÇE
A.Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı , eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Ve Hakaret Suçları Yönünden
1. Sanık hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Kanun'un 102/1-2.cümle ve 125/1, 125/4 maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi ile aynı Kanun'un 66/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Aynı Kanun’un 67/2-e maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.05.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A.Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Ve Hakaret Suçları Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1,1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.05.2024 tarihinde karar verildi.