9. Ceza Dairesi 2021/7493 E. , 2024/2587 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/158. E., 2015/150 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, daha öncesinden işitme ve konuşma engelli olduğunu bildiği, suç tarihinde on sekiz yaşından büyük ve kendisini savunamayacak durumda bulunan mağdura cinsel saldırıda bulunduğunun kabulü ile nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43, 53, 54 ve 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Şanlıurfa 3. Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile aynı Kanun'un 53, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesine göre mağdur ve şikâyetçilerin, 239 üncü maddesine göre de katılanın, vekili bulunmaması halinde cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkı; 234 üncü maddenin ve 239 uncu maddenin ikinci fıkralarına göre de eğer mağdur veya katılan onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl, kendisini savunamayacak durumda akıl hastası olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirileceği hüküm altına alınmış ve 239 uncu madde gerekçesinde bu hususun re’sen yerine getirileceği belirtilmiştir.
Bu yöntemle görevlendirilen vekil çocuk, sağır veya dilsiz yada meramını anlatamayacak derecede malul olan mağdurların haklarını korumakla görevlidir. Kanuni temsilcileri (veli, vasi, kayyım vb) olduğunu bilmesine karşın kanun koyucu bu düzenleme ile haklarını koruyamayacak olanları özel olarak koruma altına almıştır. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun haklarının korunması için vekilin mağdurun kanuni temsilcilerine hukuki yardımda bulunması gerekmektedir. Buna göre, 5271 sayılı Kanun'un 234/2 maddesi uyarınca atanan vekilinin öncelikli görevi mağdura veya mağdurun kanuni temsilcisine hukuki yardımda bulunmaktır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli ve 2013/12-71 Esas, 2014/206 karar sayılı kararı)
2. On sekiz yaşını tamamlamış işitme ve konuşma engelli, işaret dilini tam olarak bilmediği anlaşılan mağdur için ara karar gereği Baro'nun görevlendirdiği vekilin duruşmadan haberdar edilmesi, gelmemesi durumunda başkaca bir vekil tayinine tevessül edilmeden, vekil bulundurulmaksızın, yargılamaya devamla hüküm tesis edilmesi sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararına kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!