WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/7411 E.  ,  2023/6855 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/146 E., 2014/319 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde itiraz merciince karar verildiği belirlenmiştir.

SSÇ müdafiinin 25.11.2014 tarihli dilekçesinde SSÇ hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiğini bildirmesi karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteğinde bulunmadığı belirlenmiştir.

SSÇ müdafiinin temyiz isteği yönünden; SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.03.2013 tarih ve 2012/3704 soruşturma numaralı iddianamesi ile ; SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarih ve 2013/146 Esas, 2014/319 Karar sayılı kararı; SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.12.2018 tarihli ve 14-2015/234497 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
SSÇ hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiş, bu nedenle Tebliğnamede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Tebliğnameye alınmadığına dair görüşe iştirak edilmemiştir.

B. SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Suç tarihinde on iki - on beş yaş aralığında bulunan SSÇ'nin yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Yukarıda belirtilen nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

III. KARAR
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısının vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

B. SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarih ve 2013/146 Esas, 2014/319 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak SSÇ hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.