WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/7000 E.  ,  2024/3115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararı ile, sanık ile mağdurenin aynı işyerinde çalışırken aralarında gönül ilişkisi başladığı, olay günü ailesiyle sorunlar yaşayan mağdurenin ailesinin haberi olmaksızın evden kaçarak, sanığın ikamet ettiği Akarca Köyündeki evine gittiği, 18.06.2011 tarihli sanık ile mağdure kendi rızalarıyla hiçbir baskı ve tehdit altında kalmadan cinsel ilişkiye girdikleri, bu cinsel ilişki sonrası mağdurenin hamile kaldığı şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hali ile 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında hükmedilen cezaya teşdit uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanığın Temyiz İsteği
Mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne, mağdurenin ruh sağlığına yönelik Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun hatalı değerlendirilerek fazla ceza tayinine gidildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı teşkil ettiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. GEREKÇE
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yeride görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a)Olay tarihinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen neden olmaksızın cinsel ilişki düzeyine varmayacak şekilde istismara uğrayan mağdure hakkında ATK 6. İhtisas Kurulunun tarafından düzenlenen 30.05.2015 tarihli raporunda "... ATK 6.İhtisas Kurulunun 20.12.2012 tarihli raporuna göre mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu, ancak ruh sağlığındaki bu bozukluğun cinsel istismara bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi hile, şiddet veya zorla olmaksızın mağdurun erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği veya olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben bir ayrım yapılamayacağı," belirtilmesine karşın sanığın cezası 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile artırılmış ise de, olay günü mağdureyle yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden ilişki düzeyine varmayacak şekilde istismarda bulunan sanığın, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiği, aynı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın zora dayalı olmayan gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
b)5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianame ile sanık hakkında tek nitelikli cinsel istismar eyleminden bahsedildiği, bu hususun ek savunmayla da giderilemeyeceğinden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Açıklanan gerekçeyle Tebliğanamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile müdafiinin ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.