9. Ceza Dairesi 2021/6843 E. , 2024/4338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/388 E., 2015/141 K.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararı ile; sanığın 27.06.2014 tarihinden bir ay önce sahilde buluştuğu katılan mağdurenin yanağından öptüğü, katılan mağdureyle kaçtıkları 24.06.2014 tarihinden yakalandıkları 27.06.2014 tarihine kadar 3-4 kez katılan mağdurenin dudaklarından öptüğü, eylemler sırasında katılan mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklinde kabul edilen olayda, çocuğun cinsel istismarı suçundan, katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair tespit nedeniyle lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.10.2018 tarihli ve 14-2015/222135 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Temyiz İsteği
Sebep bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdure hakkında aldırılan raporlarda katılan mağdurenin ruh sağlığının sanığın eyleminden dolayı bozulup bozulmadığına dair tespit yapılmadığını, ruh sağlığının sosyal çevre baskısı nedeniyle bozulduğunun katılan mağdurenin beyanı ile de sabit olduğunu, bir ay önceki buluşmada cinsel eylem gerçekleşmemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını, katılan mağdurenin rızasının bulunması ve sanığın cinsel saikle hareket etmemesi dikkate alındığında hükmedilen ceza miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın aşamalarda katılan mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne dair savunmaları, Mahkemece katılan mağdurenin on beş - on altı yaş içinde olabilecek kız çocuklarına uygun fiziksel gelişim gösterdiği şeklinde yapılan gözlem ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının gözetilmemesi, 27.06.2014 tarihi ve öncesi olması gereken suç tarihinin karar başlığında 25.06.2014 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!