WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6785 E.  ,  2024/4040 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/71 E., 2015/84 K.

Sanık müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde; temyiz talebinin çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik olduğu temyiz incelemesinin anılan hükümle sınırlı yapılmasına karar verildi.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz ve tehdit suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2015/71 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, baldızı olan katılan mağdure Rabia'nın göğüs ve vücudunun muhtelif kısımlarını okşama, arkadan sarılma ve dudağından öpme şeklinde eylemlerde bulunduğunun kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Yasa ile değişik öncesinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 43, 62 ve 53. maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, eylemlerin bir bütün değerlendirmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçunun unsuru olan tehdit ve cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/3. maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi onama, kısmi bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Rabia Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın geçmişinde benzer eylemleri gerçekleştirdiği gözetilmeksizin alt sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, tehdit ve cinsel taciz suçundan kurulan hükümlerin kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın savunması dikkate alınmadan eksik araştırma ile çocuğun cinsel istismar suçundan kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Rabia Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Tehdit ve Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Rabia Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1. Sanığın yargılama konusu eylemlerine uyan tehdit suçunun düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 106/1,1. cümlesi ile cinsel taciz suçunun düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 105/1,2.cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.03.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu, anılan tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de cinsel taciz suçundan onama, tehdit suçu yönünden farklı görüşle bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

IV. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Rabia Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure Rabia vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Tehdit ve Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Rabia Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure Rabia vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.