WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6735 E.  ,  2024/2618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/475 E., 2015/49 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu aşamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, şikâyetçi Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2015 tarihli ve 2013/475 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasına, mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdur ...'in babaannesi olan tanığın dinlenmediğine, mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın aile içi huzursuzluklardan kaynaklandığına, somut kesin inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, Bakanlık vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Mağdur ...'in babaannesi olan ...'nin olaya şahit olduğu yönündeki beyanı, mağdur ...'ın annesi ...'in ifadesinde durumu eşine anlattığında eşinin'' ağabeyim bu işi yapar'' dediği yönündeki beyanı, mağdur ...'in anne ve babasının ifadelerinin alınmadığı anlaşılmakla, ...,... 'in eşinin tanık olarak dinlenmeleri, mağdurun anne ve babasının ifadelerinin alınması varsa ifadelerindeki çelişkiler giderilip tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan gerekçelerle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2015 tarihli ve 2013/475 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararına yönelik Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2015 tarihli ve 2013/475 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.

...