WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6667 E.  ,  2024/2015 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/59 E., 2015/335 K.
SUÇLAR : Cinsel saldırı, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, karar verilmesine yer olmadığı

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, cadde üzerinde yürümekte olan mağdurenin arkasından sarılıp göğüslerini sıkmak ve okşamak suretiyle cinsel saldırı, mağdurenin direnip kurtulmaya ve de sanığın kaçmasını engellemeye çalışması üzerine de kafasına, karnına ve sırtına vurarak kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 üncü, 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 100 gün adli para cezası karşılığı verilen 2.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci, sekizinci, onuncu, on birinci ve on üçüncü fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı, cinsel saldırı suçu yönünden verilen hüküm yönünden ise onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kollukta gördüğü baskı üzerine sanığın ikrar içerir beyanlarının hükme esas alınamayacağına, kovuşturma aşamasında dinlenen tanık ile mağdurenin beyanları karşısında, delillerin değerlendirilmesinde hata yapılarak ve yetersiz gerekçe ile mağdurenin atfı cürüm içerir soruşturma aşamasında verdiği beyanına ve tanık beyanına itibarla mahkumiyet hükmü tesis edildiğine, suçlamayı kabul etmemekle birlikte suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden fazla cezaya hükmedildiğine, kararın usul ve Kanuna aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 02.03.2015 tarihi yerine 03.03.2015 tarihi olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.