WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6660 E.  ,  2023/4416 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/50 E., 2015/220 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli, 2014/50 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fırkasının (b) bendi ile 62 nci maddenin birinci fıkraları uyarınca mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın beyanını doğrulayan tanık anlatımı bulunmadığına, dinlenen tanıkların katılanın iddialarını çürüttüğüne, tanıklar S.Ş., A.S. ve K.K.'nin katılanın işi aksatması nedeniyle sanığın işveren olarak katılanı uyardığına dair beyanları, bilirkişi raporlarında iş yerindeki kameraların katılana yönelik bir saldırı eylemine rastlanmadığına, kamera görüş alanından çıkılan yaklaşık bir dakikalık kısımda katılanın herhangi bir olağan dışı tepkisine rastlanmadığına, kamera kayıtlarının incelenmesinde katılanın sakin göründüğünün anlaşıldığına, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın suç tarihinde yanında çalışan katılanı çalışma ortamında yanağından öptüğü maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de katılanın sanığa bu şekilde bir iddia ile iftira etmesi için ciddi bir sebebinin olmadığı, katılanın olay sonrasında da sanıktan maddi/manevi anlamda bir talebinin bulunmadığı, olayın hemen sonrası güvenlik kamerasındaki görüntülerde izlendiği şekilde cep telefonu ile annesini ve teyzesini arayarak olayı bildirmesi, tanık olarak dinlenen anne ve teyzenin bu beyanları doğrulaması, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımı nazara alındığında sanığın savunmasına itibar edilmediği, yargılama seyri, olayın meydana geliş şekli, yeminli tanık anlatımları, olay gününe ilişkin görüntülerin bulunduğu CD'nin mahkemece yapılan incelemesi ve tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığının belirtildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın iş yerinde kasiyer olarak çalışan katılanı çalışma ortamında yanağından öpmesi şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve mahkemece sanık hakkında temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarlarının değişmediği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eleştiri dışında hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği, dosya kapsamındaki kamera görüntülerinden olayın seyrinin katılanın beyanları ile de örtüştüğü anlaşıldığından, kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli, 2014/50 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.