WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6644 E.  ,  2024/3551 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/97 E., 2015/206 K.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105/1. maddesi; sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 102/2, 43/1. maddeleri; sanık ... hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile de 5237 sayılı Kanun'un 109/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ...'nin cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine; sanık ...'in nitelikli cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 102/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'ın cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 102/1, 62/1, 51, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine, yine adı geçen sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 62/1, 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında cinsel taciz suçundan kurulan beraat hükmünün bozulması, diğer hükümlerin ise onanması görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık ...’nin cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmesi; sanık İsmal hakkında ise nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulurken eylemin hem anüse hem de vajinaya parmak sokma şeklinde geliştiği gözetilerek zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığının kabulü halinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.

B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın dört erkeğin bulunduğu eve gece vaktinde gidip asılma iddiasına rağmen sabaha kadar orada vakit geçirmesinin zorla alıkonulduğu iddiasını çürüttüğüne, sanığın diğer sanıklar ve katılan ile birlikte karakola gittiğine, evden kaçmadığına, eylemin gerçekleştiği kabul edilecek olsa bile pantolonunun aşağı indirilmesi sırasında vücutta bir ekimozun oluşması gerektiğine, kadının istemediği sürece dar pantolonun açılamayacağına, livata tespiti bulunmadığını belirleyen rapordan üç saat sonra alınan diğer rapordaki tespitlerin hükme esas alınamayacağına, sanığın şüphe aşamasında kalan bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

C.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan ile sanık arasında husumet bulunduğuna, Adli Tıp raporuna göre fiili livata iddiasının mevcut delillerle belirlenemediğine, bir an için aksi düşünülse bile diğer sanık ...'in yaptığı eylemler nedeniyle Sercan hakkında cinsel saldırı suçundan hüküm kurulmasının suçun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmadığına, ayrıca kovuşturma sırasında evde keşif yapılmasının yerinde olmadığına, katılanın çelişkili beyanları nazara alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III.GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz, Sanık ... Hakkında ise Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanık ...'nin yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası; sanık ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hatlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Sanık ... yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.06.2014 tarihli sorgu; sanık ... yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.06.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Bozma-düşme sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B.Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.Katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın müdafii huzurunda kollukça alınan savunmasında; ayrı bir odada uyuduğu sırada katılanın yanına gelip uzandığını belirtmesi, katılanın uğradığını öne sürdüğü cinsel saldırı eyleminden sonra kendisine yapılanların ayıp olduğunu, polise gideceğini söyleyip bir anda evde bulunanlara bağırmaya başlaması, bunun üzerine sanık ...'in evden ayrılması, devamında katılanın evde bulunan diğer kişiler ile birlikte karakola gidip şikayetçi olması biçimindeki intikal şekli ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın katılana aniden arkadan sarılıp dudaklarından öptüğü, katılanın göğüslerini açmaya çalışarak elleriyle sıktığı, katılanın sanığa mani olmaya çalışmasına rağmen başarılı olamadığı, sanığın katılanın pantolonunun fermuarını açıp parmağını önce vajinasına sonra da anüsüne soktuğu şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda; Burdur Devlet Hastanesinde görevli kadın doğum uzmanı tarafından 08.03.2014 tarihinde düzenlenen raporda; hymenin intakt olduğu, deflore alan izlenmediği belirtilerek fiili livata açısından genel cerrahi tarafından değerlendirilmesinin önerilmesi üzerine aynı tarihte genel cerrahi uzmanı tarafından yapılan muayene sonucunda tanzim edilen raporda ise ekimotik alan, hiperemik mukoza ve sfinkter tonusunun azalmış olduğunun saptanıp, bu haliyle anal giriş, fiili livata oluşmuş olduğu kanaatinin bildirilmesi, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan raporda; genel cerrahi uzmanı tarafından tarif edilen sfinkter tonusundaki azalmanın fiili livata ile meydana gelebileceği gibi livatanın gerçekleşmediği durumlarda başka bir nedene dayalı olarak da meydana gelebileceği, genel cerrahi uzmanının anal muayenede yaptığı tariflerin ayrıntılı olmadığı (Ekimozun lokalizasyonu, ebadı, niteliği gibi) birlikte değerlendirildiğinde; mevcut verilerle katılanın fiili livataya maruz kalıp kalmadığı hususunda görüş bildirilemeyeceği, konunun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olduğu mütalaasında bulunulması karşısında, sanığın eylemini organ sokarak gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut haliyle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

3.Bozma sebebine göre onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
C.Sanık ... Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın aşamalarda istikrarlı bir şekilde katılan ile aynı odada yalnız kalmadıklarını söyleyip katılanın diğer sanıklar Ali ve İsmail'in yanında bulunduğu sırada bağırmaya başladığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçtan cezalandırılması için katılanın soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

2.Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz, Sanık ... Hakkında ise Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki anılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı, Sanık ... Hakkında ise Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Başkan ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla; diğer sanık ... yönünden, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Mağdurenin değişmeyen istikrarlı anlatımlarını doğrulayan raporlar uyarınca mahkumiyet hükmünün onaylanması gerektiği düşüncesiyle Sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.