9. Ceza Dairesi 2021/6451 E. , 2024/3875 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/172 E. 2015/55 K.
Kovuşturma evresinde on sekiz yaşı içinde bulunan mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında vekilin temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar Elif, Hanife, Muhammet Onur hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234/3, 53/1. maddeleri, sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını işledikleri iddiası ile aynı Kanun'un 103/1-b, 234/3, 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/172 Esas ve 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesi kapsamındaki cinsel saldırı suçu oluşturduğu ve mağdure şikayetinden vazgeçtiğinden bu konudaki davanın 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
5237 sayılı Kanun'un 30/1. maddesinde yer alan suçun yasal unsurları konusunda hataya düştüğünün kabul edilmesi ve sanık ...'in bundan istifadesinin kanun koyucunun yasal düzenlemedeki amacına aykırı olduğuna, sanıklar Yüksel, Hanife ve Elif'in çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234/3, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken suçun kanuni unsurları konusunda hataya düştüğünün kabul edilerek beraatine yönelik hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz isteği Yönünden
Kayden 05.06.1997 doğumlu olup kovuşturma evresinde 23.10.2014 günlü beyan tarihinde 18 yaş içerisinde bulunan mağdurenin, mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Evi Terk Eden Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların hakkında yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 234/3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıklar .... ve ... için 13.06.2013 tarihli, sanık ... için 19.06.2014 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarında, sanıklar Hanife ve Elif'in yanında kaldığında sanıklar Yüksel ve Muhammet Onur'un kaldığı eve geldiklerini, diğer sanıkların odalarına gittiklerinde Yüksel'in kendisinin üzerine çıkarak boynunu emdiğini, mağdurenin kızıp bağırması üzerine Elif'in yanlarına gelerek Yüksel'e "Ne yapıyorsun?" demesi üzerine üzerinden kalktığını beyan etmesi, raporlar ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu cebir ile işlediği anlaşıldığından sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz isteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Evi Terk Eden Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!