9. Ceza Dairesi 2021/6212 E. , 2023/6250 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/215 E., 2015/114 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2012/215 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğinden bahisle hükmün bozulmasına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdure ile sanığın suç tarihinden birkaç gün önce internet üzerinden tanışarak arkadaş oldukları ve görüşmeye başladıkları, mağdurenin annesinin de mağdurenin, sanık ile olan bu arkadaşlığından haberdar olduğu, arkadaşlıkları boyunca mağdure ile sanığın iki kez dışarıda buluşup dolaştıkları, suç tarihinde tarafların telefonda görüşerek birlikte kaçmaya karar verdikleri, sanığın aynı gün mağdureyi evinin önünden araç ile alarak birlikte üniversitenin karşısında bulunan villa tipi evlerin olduğu yere gittikleri, sanığın aracı boş bir araziye park ettiği, sanığın teklifi üzerine tarafların aracın arka koltuğuna geçtikleri, bir süre sohbet ettikleri, sanık ile mağdurenin araç içerisinde öpüşüp, seviştikleri, yine sanığın, mağdurenin rızası dahilinde mağdure ile cinsel ilişkiye girmeye çalıştığı ancak mağdurenin hymen yapısının ve açıklığının duhüle müsait olmaması nedeniyle elinde olmayan nedenlerle cinsel ilişkiyi tamamlayamadığı anlaşılmıştır.
2. Her ne kadar mağdurenin, sanığın kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği görülmüş ise de; mağdurenin gerek soruşturma aşamasındaki gerekse Mahkemedeki beyanında, sanıkla evlenmek için evden kaçtığını ve rızası ile sanığın arabasına bindiğini, ayrıca 25.07.2012 tarihli celsedeki beyanında sanığın “Zaten evleneceğiz” demesi üzerine kendisinin de ilişkiye rıza gösterdiğini beyan ettiği, tanık ifadelerinde, tanıkların mağdureyi eve götürmek istemesi üzerine mağdurenin gitmek istemediğini, sanığı çok sevdiğini ve ona kaçtığını söylediğinin belirtildiği, ayrıca Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk İhmali ve İstismarını Engelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin 19.10.2011 tarihli, 2011/460 sayılı raporunda; mağdurenin musap olduğu rahatsızlık nedeniyle çelişkili ve tutarsız bilgiler vereceğinden ifadelerine tıbben güvenilir olmadığının belirtildiği, açıklanan nedenlerle sanığın, mağdureye zor kullandığına dair mağdurenin soyut iddiaları dışında delil elde edilemediği ve sanığın eylemlerini, mağdurenin rızası ile gerçekleştirdiği kabul edilmiştir.
3. Mağdurenin 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nda 22.03.2013 tarihinde yapılan muayenesinde; mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve kendisini ruh bakımından savunmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olmayan (Hafif Derecede Zeka Geriliği) saptandığı, ancak olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve kendisini ruh beden bakımından savunabildiği, bu nedenle mağdurenin rızasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 26ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre kendisine yönelik işlenen fiilleri hukuka uygun hale getirdiği hususu da dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurları itibari ile oluşmadığı anlaşılmakla sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulmadığı görülmüş olup; dava zamanaşımı süresi içerisinde bu hususta Mahkemece karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2012/215 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!