WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6207 E.  ,  2024/3990 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/97 E., 2015/65 K.

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.SSÇ'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararı ile; SSÇ'nin katılan mağdure ile intikal günü ve öncesinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın kızlık bozma derecesine varmayan birliktelik yaşadıkları şeklinde kabul edilen olayda; çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 11 ay 11 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, şantaj ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.09.2018 tarihli ve 14-2015/126269 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığını, SSÇ hakkında atılı şantaj suçundan beraat kararı verildiğini, yani şantaj eylemine ve katılan mağdurenin zorla tutulduğuna dair delil olmadığını beyanla SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.

B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sebep bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III.GEREKÇE
A.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İntikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin ve katılan annesinin aşamalardaki beyanları, savunma, raporlar, mesaj çıktıları, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, SSÇ hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Şantaj ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.SSÇ'nin yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.SSÇ'nin Mahkeme sorgusunun yapıldığı 05.06.2014 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

C.Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Hazırlık aşamasındaki beyan ve savunmalarında organ sokma suretiyle cinsel ilişkiye girdiklerini beyan eden katılan mağdure ve SSÇ'nin duruşmada sürtünme şeklinde cinsel birliktelik yaşadıklarına dair anlatımda bulundukları, Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 31.01.2014 tarihli raporunda katılan mağdurenin bakire olduğunun, anal muayenesinde fiili livata bulgusuna rastlanmadığının bildirildiği ve tüm dosya kapsamın dikkate alındığında; SSÇ'nin katılan mağdureyle organ sokma suretiyle cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılan olayda, sübuta eren eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında kalacağı gözetilip hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararında SSÇ müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, SSÇ müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Şantaj ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak SSÇ hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C.Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/97 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.