WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6206 E.  ,  2023/6436 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/145 E., 2014/369 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma

Şantaj suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz isteği 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılarak itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı
Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli, 2013/145 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.09.2018 tarihli ve 14-2015/128270 sayılı, kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğu, olayın öğrenilmesi üzerine karşı tarafı suçlayıcı şekilde beyanda bulunduğu, dosyada mevcut raporlara göre zorla istismar olayının gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı, dosyada suça sürüklenen çocuk tarafından çekilmiş mağdureye ait fotoğraf ya da video kaydı bulunmadığı, mevcut fiil ile verilen cezanın ağır ve eşitsiz olduğu ve dilekçesinde belirttiği sair hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin internet ortamında tanışıp arkadaş oldukları, olay günü suça sürüklenen çocuğun ısrarları üzerine on beş yaşından küçük mağdurenin oturduğu apartmanın bodrum katına indikleri, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin kucağına oturmasını istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine 'emaneti çıkarttırma' diyerek tehdit ettiği, bunun üzerine korkan ve kaçamayan mağdurenin suça sürüklenen çocuğun kucağına oturduğu, fiili livata yoluyla organ sokmak suretiyle anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin elbiselerinde suça sürüklenen çocuğa ait meni lekeleri bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun bu olaydan sonra da mağdure ile buluşmak istediği ve 'eğer gelmezsen ters ilişki resimlerini internete koyacağım' diyerek şantaj yaptığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında Kişisel Verilen Kaydedilmesi Suçundan zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz isteği 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılarak itirazın reddedildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
1. Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde olayın gerçekleşme şekline dair herhangi bir açıklama içermeyen gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin 7 nci fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma gerekçesi doğrultusunda Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olayın intikal şekli ve süresi, suça sürüklenen çocuğun savunması, mağdurenin beyanları, Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.10.2012 tarihli fiili livata bulgusuna rastlanmadığına dair rapor içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun eylemini organ sokma şeklinde gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuğun eylemini tehditle gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Şantaj Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli, 2013/145 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk
müdafiin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli, 2013/145 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.