9. Ceza Dairesi 2021/5841 E. , 2024/3584 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/32 E., 2014/136 K.
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma iradesinde bulunduğu ve hükmü temyiz ettiği görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili, sanıklar Mustafa, Fatih ve Hüseyin müdafilerinin temyiz istekleri yönünden; sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar haklarında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre
1.Sanık ...'nın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar Fatih ve Hüseyin'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, suça sürüklenen çocuklar Emrah ve Ali'nin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, suça sürüklenen çocuk ...'nın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması uyarınca Silifke (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklar Mustafa, Fatih ve Hüseyin haklarında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 103/1-a ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar Mustafa ve Hüseyin'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 109/1, 109/3-b-f, 109/5 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuklar haklarında atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî onama, kısmî bozma görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1.6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
2.Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin esastan incelenmesine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
B.O Yer Cumhuriyet Savcısı, Katılan Mağdure Vekili, Sanıklar Mustafa, Fatih ve Hüseyin Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar müdafilerinin hazır bulunduğu karar celsesinde Cumhuriyet savcısının mütalaasından sonra sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri yerine katılan mağdure ve katılan ...'ya son sözlerin verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısı, Katılan Mağdure Vekili, Sanıklar Mustafa, Fatih ve Hüseyin Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili, sanıklar Mustafa, Fatih ve Hüseyin müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!