9. Ceza Dairesi 2021/5820 E. , 2023/5223 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/317 E., 2015/79 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/14551 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.
2. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2018 tarih, 14-2015/181060 sayılı, onama görüşlü Tebliğnamesi ile dosya Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanıkla katılan mağdure arasındaki ilişkinin rızaya dayalı olduğuna, atılı suçun oluşmadığına, mağdure beyanının çelişkili olup raporlarla desteklenmediğine, suçun işlendiğine dair delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkla mağdurenin bir buçuk yıldır arkadaş olup olay tarihinden on beş gün öncesinde ayrıldıkları, olay günü sanıkla mağdurenin bir binanın önünde buluştukları, sanığın tekrar bir araya gelmeyi teklif ederek mağdureyi dudağından öptüğü, mağdurenin karşı koymasına rağmen mağdurenin göğüslerine ve vücudunun çeşitli yerlerine dokunduğu, apartman dış kapısının açılması ile içeri girmelerinden sonra da sanığın aynı şekilde eylemlerine devam ederek, elini mağdurenin cinsel organına soktuğu, gürültü üzerine apartman sakinlerinden birinin kendilerini görmesi ile sanığın eylemine son verdiği olayda;
Mahkemece ''Mağdure aşamalarda birbirini teyit eden, tutarlı ve ısrarlı beyanlarında, cinsel istismar eylemini ayrıntılı olarak anlatmıştır. Sanık ise savunmasında mağdure ile sadece kendi isteğiyle öpüştüğünü, bunun dışında mağdureye yönelik bir cinsel istismar eyleminde bulunmadığını söyleyerek üzerine atılı suçlamayı reddetmiştir. Ancak mağdureyi ve sanığı daha önce hiç tanımadığı anlaşılan ve tarafsız olduğu kabul edilen tanık ... alınan beyanında, mağdureyi sırtüstü yatar vaziyette gördüğünü, sanığın da mağdureyi koltuğunun altında sıkıştırmış vaziyette gördüğünü, mağdurenin sanığı ittirdiğini, gördüğünü söylemiştir. Tanığın görgüye dayalı bu beyanları mağdurenin beyanlarını doğrular niteliktedir. Oysa sanık, tanığın gördüğünü söylediği bu eylemleri inkar yoluna gitmiştir. Ayrıca olaydan sonra mağdurenin alınan raporunda, sol dirsek ve sağ dizde ekimozlar olduğu tespit edilmiştir. Mağdurenin aşamalardaki ısrarlı ve ayrıntılı beyanları, pedegogun beyanları, tanık ...'un mağdurenin beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları ve mağdureye ilişkin doktor raporu dikkate alındığında, sanığın suçu inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiş ve mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.
Davaya konu iddianamede sanığın mağdurenin cinsel organına parmağını soktuğu iddiasıyla nitelikli cinsel istismar eyleminden dolayı dava açılmıştır. Ancak mağdurenin, cinsel organına sanığın parmak soktuğu hususunda net olmayan beyanı ve 'mağdurenin halen bakire olduğuna, hymen'in yapı itibariyle erişkin bir erkeğin ereksiyon halindeki penisinin yada buna benzer organ ya da cismin duhulüne yırtılmaksızın müsait olmadığına' ilişkin doktor raporu dikkate alındığında, sanığın eyleminin nitelikli cinsel istismar niteliğinde olmadığı, eylemin basit cinsel istismar suçu kapsamında kaldığı kanaatine varılmıştır. '' şeklinde oy çokluğu ile karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Cinsel istismar olayından 1 gün önce sanığın aracında mağdure ile birlikte seyir halinde iken kaza yaptıkları ve bu olaydan 3 gün sonra alınan 09.05.2014 tarihli raporda mağdurenin vücudunda tespit edilen yaralanmaların ne zaman ve ne şekilde (çarpma, vurma, sürtme, zorlama gibi) oluşmuş olabileceği hususunda doktor bilirkişiden görüş alınarak ve mağdureden bu yaralanmaların kaza anında mı yoksa istismar olayı nedeniyle mi gerçekleştiği sorularak toplanacak delillere göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırılık bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14 .09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!