9. Ceza Dairesi 2021/5706 E. , 2023/6997 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/14 E., 2015/30 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2011/14 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2018 tarihli ve 14-2015/173013 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın ahlaki değerleri yüksek biri olarak olay yerinde bulunan mağdure ve arkadaşlarına içki içmemeleri ve bali çekmemeleri hususunda uyarıda bulunduğuna, mağdurenin anlatımlarının doğruluk payının bulunmadığına, mağdurenin yaşantı tarzı itibarıyla iftiraya meyilli biri olduğuna, mağdurenin yoğun bir yerleşim yerinde ve sokak ortasında bu şekilde istismara uğramasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurenin iddiası dışında cezalandırılmaya yeter başka bir delil bulunmaması hasebiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, "Mağdurenin 17/07/1997 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık mağdureye cinsel yönden herhangi bir eylemde bulunmadığını, olay sırasında mağdurenin yanında iki erkek tanıdığını görüp uyuşturucu kullanmaları nedeniyle kızdığını savunmuş ise de mağdurenin tüm aşamalardaki aynı yönde beyanı ve dinlenen tanık ... ... mağdure ile sanığın hastanenin bulunduğu bir yerde birlikte bira içtikleri sırada mağdurenin ... a yakınlaşarak cinsel organını tuttuğu ve kendisini çıkardıkları, 10 dk sonra geldiğinde giyinik olduklarını, mağdurenin sanığın öptüğünü gördüğüne dair duruşmadaki anlatımı, yine tanık ... ... ... ın olayı mağdureden duyduğunu, mağdurenin kendi isteğiyle olay yerine gidip sanık ile birlikete oturduklarını duyduğuna dair anlatımları karşısında olay yerinde sanık ile mağdurenin birlikte oldukları, sanığın bulundukları yerin arkasındaki boş binaya mağdure ile birlikte gittiği ve burada herhangi bir organ sokmadan öpmek ve göğüslerini ellemek şeklinde cinsel eylemde bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdure sanığın eylemlerinin zora dayalı olduğunu iddia etmiş ise de yukarıda belirtilen tanık ifadelerinden gerek mağdurenin yaşam tarzı gerekse belirtilen tanık ifadeleri karşısında sanık tarafından mağdureye yönelik herhangi bir zorlama olduğu ispat edilememiş, buna göre eylemin rıza ile gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır." şeklindeki gerekçesiyle sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, istismar eylemi sırasında sanığa direnirken maruz kaldığı cebir nedeniyle vücudunda yaralanmaların oluştuğuna yönelik beyanının adli raporla doğrulanması, tanık ...'nin içeriden bağırışma sesi duyması üzerine diğer tanık ...'nin içeri girdiğini ....'den duyduğuna ilişkin beyanı, tanık ...'nin cinsel eylem sırasında dışarı çıktığını, yaklaşık on dakika sonra içeri girdiğinde sanık ile mağdureyi öpüşürken gördüğünü kovuşturma evresindeki ifadesinde belirtmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, olay günü on iki yaşındaki mağdureye karşı cebir kullanarak sarkıntılık boyutunu aşacak şekilde istismar eylemleri gerçekleştirdiği ve suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nazara alınıp 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenecek lehe Kanun uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
2. İncelemeye konu Mahkeme kararına karşı sanık aleyhine temyiz isteminin bulunmadığı gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi gereğince sonuç ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmalıdır.
3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, tanık ...'nin duruşmada alınan ifadesinde; mağdurenin herkesin girip çıkabileceği bir yerde alkol kullanan sanığı görüp yanına gittiğini belirtmesi, savunma ve tüm dosya kapsamı karşısında, cinsel saldırı eyleminin işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, sanığın, kendiliğinden yanına gelen mağdureye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturan eylemi gerçekleştirmesi dışında onun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığı nazara alındığında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2011/14 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı tutularak 1412 sayılı Kanun'un 321 inci ve 326 ncı maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!