WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/5700 E.  ,  2023/4941 K.
"İçtihat Metni"
DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/278 E., 2015/23 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2014 tarih ve 2014/10450 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2014 tarih ve 2014/658 Esas, 2014/500 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/278 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2018 tarih ve 14-2015/175547 sayılı, onama görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
İddia, mütalaa, şikayetçi beyanı, katılan mağdure ve vekilinin şikayeti, sanık ve sanık müdafiinin savunmaları toplanan deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, katılan mağdurenin olay tarihinde on beş yaşını bitirdiği, ancak on sekiz yaşını ikmal etmediği, sanık ile katılan mağdurenin evlerinin yan yana olduğu, sanığın olay günü katılan mağdurenin bulunduğu evin balkon kapısını çalarak katılan mağdureye seslendiği, katılan mağdurenin balkon kapısına geldiği, sanığın balkon kapısını açmasını söylediği, katılan mağdurenin "Açmayacağım, git" dediği, bu kez sanığın katılan mağdurenin oturduğu evin giriş kapısından geldiği, kapı üzerinde her zaman anahtarın bulunduğu, sanığın kapı üzerindeki anahtar ile kapıyı açarak içeriye girdiği, katılan mağdure ile koridorda karşılaştıkları, katılan mağdureye "Sana seslendim, niye bakmıyorsun" diye söylediği, katılan mağdurenin "Bakmak zorunda mıyım" diye cevap verdiği, bu sırada katılan mağdureye yaklaşan sanığın katılan mağdureyi yakalayarak onun göğsünü, cinsel bölgelerini eliyle okşamaya başladığı, katılan mağdurenin direndiği, bağıracağını söylediği, sanığın "Bağırırsan bağır" diye cevap verdiği, katılan mağdurenin cinsel bölgelerini zorla okşamaya devam ettiği, bu kez katılan mağdurenin "Polisi arayacağım" diye söylemesi üzerine sanığın katılan mağdureyi bırakarak evi terk ettiği, sanığın katılan mağdureye yönelik cinsel eyleminin yaklaşık 3-4 dakika sürdüğü anlaşılmıştır.

Her ne kadar sanık ve müdafii savunmalarında; atılı suçun işlenmediği, mağdurenin soyut iddiası dışında delil bulunmadığını savunmuş iseler de; katılan mağdurenin olayın meydana gelmesinden hemen sonra polis merkezini arayarak şikayetçi olması, katılan mağdurenin aşamalarda özü itibariyle değişmeyen anlatımı, katılan mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin tespit edilemeyişi, katılan mağdurenin iffetini ortaya koyarak sanığın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu belirtmiş olması karşısında savunma inandırıcı görülmemiş, sanığın sabit görülen suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, mağdurenin savcılık beyanı, savunma ile tüm dosya kapsamına göre olay günü sanığın, on altı yaşındaki mağdurenin kıyafetlerinin üstünden göğüslerine ve cinsel organına dokunma şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddi ile aynı nedenle Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/278 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09.2023 tarihinde karar verildi.