WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/5689 E.  ,  2023/5812 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/410 E., 2014/425 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2011/410 Esas, 2014/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Çocuğun cinsel istismarı suçundan; lehe kanun değerlendirmesi yapılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.05.2018 tarihli ve 14-2018/28923 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanığın cezai ehliyetinin yerinde olmadığına, buna ilişkin alınan raporların içerik itibariyle yetersiz olduğuna, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi
Takdiri indirim uygulamasının hatalı olduğuna, cezaların teşdiden verilmesi gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın farklı tarihlerde mağduru para verme bahanesiyle kendi ikametine götürdüğü, evde zorla mağduru soyduktan sonra cinsel organını mağdurun kalçasına sürttüğü, sanığın bu suretle üzerine atılı suçları işlediği Mahkemece kabul edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.04.2013 tarihli raporda mağdurun ruh sağlığının bozulduğu, Mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki maddelerinin uygulandığı anlaşılmıştır.

2.Deliller; savunma, mağdur ile katılan beyanları, tanık anlatımları, Adana Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.07.2011 tarihli raporu, Ç. Ü. Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastanesince düzenlenen 19.08.2011 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.04.2013 tarihli rapor, Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 02.12.2011 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan 28.05.2014 tarihli rapor ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.

IV. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Anılan nedenle temyiz isteğinin kabulü yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak sanığın farklı tarihlerde on beş yaşından küçük mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden evine götürmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerde cebir, tehdit veya hile bulunmadığı anlaşıldığından, mevcut haliyle sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin kabul bölümünde mağdura yönelik evine götürerek alıkoyma eyleminin zincirleme şekilde işlendiği kabul edilmesine rağmen kısa karar ile gerekçeli hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin tatbik edilmemesi suretiyle kabul ve hüküm arasında çelişkiye yol açılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2011/410 Esas, 2014/425 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri

ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Kişiyi hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde yer alan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2011/410 Esas, 2014/425 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.