WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/5547 E.  ,  2024/3699 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/137 E., 2015/23 K.

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden: sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR
1.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2013/137 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile; sanığın araba ile dolaşmak bahanesi ile dışarı çıkardığı öz kızı olan mağdureyle araç içerisinde birlikte bira içtikleri, mağdureye yaklaşmaya başlaması üzerine mağdurenin rahatsız olarak arabadan inmek istediği, sanığın mağdureyi kolundan tutarak tekrar araca bindirdiği, mağdureye cep telefonundan cinsel içerikli görüntüler izlettiği, eli ile mağdurenin göğüslerine dokunup mağdureyi öpmeye başladığı, mağdureyi aracın arka koltuğuna geçmeye zorladığı, bir sonraki gün yatağında yatan mağdureye sarılmak istediği, mağdurenin yataktan kalkarak başka bir odaya geçmesi üzerine sanığın odayı terk ettiği şeklinde kabul edilen olayda çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.03.2018 tarihli ve 14-2018/18818 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın ailesi ve mağdure ile ilgili bir baba olduğunu, iyi bir işinin bulunduğunu, atılı suçları işleyecek karakterde olmadığını, mağdurenin aile baskısından kurtulmak için iftira attığını ve sürekli intihara kalkışması nedeniyle psikolojisinin iyi durumda olmadığını, bu hususlarda yeterince araştırma yapılmadığını, atılı suçların unsurlarının oluşmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmayan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin reddi gerekmiş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
İntikalin mağdurenin geç saatlere kadar eve gelmemesi sonrasında babası olan sanığın kayıp başvurusunda bulunması neticesinde gerçekleştiği, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, Asliye Ceza Mahkemesinde beyanının alınmasından iki gün sonra dosya içerisine sunduğu dilekçesinde sanığın kendisine baskı ve şiddet uygulaması nedeniyle kızgınlıkla iftira attığına dair anlatımda bulunduğu, bu beyanlarını ilerleyen aşamalarda tekrar ettiği, 24.02.2013 tarihli adli görüşme raporunda "mağdurenin kafasınını karışık olduğu, sorulara parça parça kısa cevaplar verdiği, sürekli eklemeler yaptığı, sesinin normalden kısık olduğu, rahat tavırlarının ve sürekli gülümsemesinin beyanının alındığı sırada alkollü olması nedeniyle olabileceği, beyanının soru cevap şeklinde alınabildiği" şeklinde görüş bildirildiği, yine iddia konusu cinsel eylemden sonra 16.01.2013 tarihinde intihar girişiminde bulunan mağdurenin o tarihteki adli işlemler sırasında kolluk kuvvetlerine babasının kendisine şiddet uygulaması nedeniyle intihar ettiğine dair ifade verdiği, sanığın oğlu, mağdurenin abisi olan sanık ve mağdure ile müşterek konutta ikamet eden tanık Mustafa'nın suç tarihlerinde mağdurenin eve geç gelmesi nedeniyle sanığın mağdureye tokat attığını ifade ettiği, mağdurenin bu hususu intihar girişimi nedeniyle yapılan soruşturma sırasında ve beyan değişikliğinden sonraki aşamalarda doğruladığı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2013/137 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.