9. Ceza Dairesi 2021/5452 E. , 2023/5494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/170 E., 2015/77 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/170 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.03.2018 tarihli ''Torul İlçe Hastanesinden alınan 18.06.2014 saat:23:46 tarihli ve Gümüşhane Devlet Hastanesinden alınan 19.06.2014 saat 01:10 tarihli raporların CMK.nun 76. maddesinde düzenlenen yasal şekle uygun alınmadığı ancak bu raporların mahkeme tarafından hükme esas alındığı anlaşıldığından söz konusu raporların CMK.nun 206/2-a maddesi karşısındaki durumunun gerekçeli karar yerinde tartışılmaması'' nedeniyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemenin Adli Tıp raporunu sanık lehine yorumlayarak katılan mağdurenin ruh ve beden sağlının bozulmadığını değerlendirmesi ve bu hususta sanığa eksik ceza vermesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin çelişkili beyanlarına dayanılarak kesin, inandırıcı ve somut bir delil olmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, nüfus kayıtlarındaki doğum tarihi ile hastane raporundaki doğum tarihinin çelişkili olup kemik yaşı tespiti için rapor alınması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ''Dava konusu eylem sanık ...'nın 15 yaşından küçük mağdure ...'ın vücuduna organ sokmak suretiyle onu cinsel yönden istismar etmesidir.
Mağdure ... ile celbedilen aile nufüs kayıt tablosuna göre mağdure ...'ın annesi olduğu anlaşılan müşteki ... yöntemince davaya müdahale talebinde bulunmuşlar ve suçtan zarar görme ihtimallerine binaen CMK 237 ve devamı maddeleri gereğince müdahilliklerine karar verilmiştir.
Dosyadaki beyan ve delillerin kıymetlendirilip şüpheli hallerde şüphenin sanık yararına yorumu gerektiğine ilişkin ceza hukukunun genel ilkesinin gözetilip ve maddi delillerle savunmanın uyarlı olup olmadığının da tartışılarak evvela olgusal dünyaya ait maddi sorunun, hadisenin oluş biçiminin belirlenmesi ve bilahare normatif dünyanın içinde yeralan ve hukuki sorun olan vasıflandırmanın halli gerekir.
Müdahil ...'ın aşamalardaki anlatımları, şahitler ..., ... ve ... 'ın beyanları, KTÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 01/07/2014 tarihli raporda müdahil ... ...'de herhagi bir fiili livata bulgusuna rastlanmadığı ancak olayın bir yıldan fazla bir süre önce gerçekleştiğinin belirlenmesi, Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun Müdahil ...'ın beden veya ruh sağlığının bozulmasının cinsel istismara bağlı olarak cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çalışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağına ilişkin 22/12/2014 tarihli raporda yer alan müdahil ... ... ...'dan '...anhedoni, depresif mood mevcut olduğu, Ruhsal durum muayenesinde; anımsatan ve sembolize eden konularla ilgili rahatsızlık, geleceğe ait ümitsizlik, sosyal işlevsellikte azalma ve suçluluk (erkek istemiyorum hayatımda, zaten beni istemezler) mevcut olduğu, normal zeka olarak değerlendirildiği, Depresif Uyum Bozukluğu tespit edildiği...' şeklindeki 15.12.2014 tarihli muayene kaydı, sanığın kaçamaklı savunmaları ve tüm dosya muhtevasından müdahil ...’ın ısrarlı ve tutarlı anlatımlarının samimi olduğu, sanığın inkara yönelik beyanlarının ise işlediği suçun vehametini anlaması nedeniyle savunma zaruretinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
İftira atması ve yalan beyanda bulunması için hiçbir nedeni tespit edilemeyen Müdahil ...'ın dosya muhtevasına uygun, aşamalarda özde değişmeyen ve samimi görülen anlatımları, sanık ...'nın tevilli ikrarı, şahit beyanları, doktor raporları, adli tıp raporu, nüfus kayıtları ve dosyadaki diğer deliller yukarıda izah olunduğu şekilde kül olarak değerlendirildiğinde; müdahil ...'ın arkadaşı aracılığı ile temin ettiği sanık ...'nın telefonu ile onu araması üzerine görüştüklerinde sanık ...'nın evine götürdüğü müdahil ...'a anal yoldan cinsel ilişkide bulunduğu ve olayın bu şekilde oluştuğu vicdani kanaatine varılmıştır.'' şeklindeki gerekçe ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın mağdurenin yaşını on beşten büyük olduğunu söylediğine yönelik savunmaları, mağdurenin 06.11.2014 tarihinde alınan on beş yaşında olduğuna ilişkin duruşma beyanı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarıda açıklanan nedenlerle farklı sebeple bozma isteyen Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/170 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!