WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/5332 E.  ,  2023/6905 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/30 E., 2014/357 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/30 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna, sanığın eylemini birden fazla kez tekrarlaması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine, taktiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, suçu kabul etmemekle beraber ilişki tarihinin net olmadığı mağdurenin temmuz ayında on beş yaşını tamamladığı bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure ...'ın suç tarihinde Dokuz Eylül Konservatuarı lise bölümünde, sanık ...'in ise aynı okulun üniversite bölümünde öğrenci olduğu, katılan mağdure beyanına göre; 2012 yılı Nisan ayında sanık ... ile tanışarak arkadaş olduklarını, bu dönemde sanık ...'in Buca ilçesinde bulunan evinde birden fazla kez normal yoldan cinsel ilişkide bulunduklarını, sanık ... her ne kadar savunmasında özetle; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını, suçsuz olduğunu savunmuş ise de; katılan mağdure ...'nın sanık ... ile müteaddit defalar ilişkiye girdiğini beyan etmesi, tanıkların anlatımları, katılan mağdurenin iffet ve namusunu ilgilendiren bir konuda sanık ...'e iftira atmasını gerektirecek makul ve haklı bir nedenin bulunmayışı ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; sanık ...'in savunmasının işlemiş olduğu suçun cezasından kurtulmaya yönelik tipik savunma olduğu kanaati ile sanığın savunmasına itibar edilmemiş, sanık ...'un suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş çocuk katılan mağdure ...'a yönelik bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar ve müteselsilen çocuğa yönelik cinsel amaçlı özgürlüğü kısıtlama suçlarını işlediği kanaatine varılmış ve sanık ...'in bu gerekçelerle kendisi yönünden suç tarihi olan Nisan 2012'de birden fazla kez o tarihte 15 yaşını ikmal etmemiş olan katılan mağdure ... ile organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar ve müteselsilen cinsel amaçlı özgürlüğü kısıtlama suçları sabit görülerek cezalandırılmasına ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinden aldırılan ruh ve beden sağlığı raporunda mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın erken yaşta farklı kişilerle cinsel ilişkiye girmenin ve cinsel deneyim yaşamanın yarattığı olay sonrası psiko sosyal, stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceğinin ve bu hususta tıbben ayrım yapılamayacağının belirtilmesi karşısında sanığın bu sonuçtan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış ve bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının sanık ... hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.

2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/30 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.