WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/5184 E.  ,  2024/2777 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/176 E., 2015/32 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davası sonucunda, Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2013/176 Esas, 2015/32 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında motosiklet ile birlikte seyir halinde iken yolda denetim olduğu ve ehliyetinin olmadığından bahisle kırsal alana götürdüğü katılanı yere yatırarak kendisinin ve katılanın giysilerini çıkartması, cinsel organını katılanın cinsel organına sokması şeklindeki eylemlerine uyan cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kulma suçlarından; 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; katılanın rızası dahilinde gerçekleşen cinsel birliktelik neticesinde verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, eyleme uyan yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mağdurenin sanığın cinsel organını vajinasına ve anüsüne soktuğuna dair ilk beyanı karşısında duruşmada acı hissetmesinden dolayı sanığın cinsel organını vajinasına ve anüsüne soktuğunu düşündüğünü ifade etmesi, sanığın cinsel organını mağdurenin vajinasına sokmaksızın sürttüğü beyanı, Adli Tıp Kurumu Aydın Şube Müdürlüğünün anüste akut yada kronik livatanın maddi delillerine rastlanmadığı, hymen bütünlüğünün korunduğu ancak hymen üzerinde ve vajen girişinde travma bulgusu olduğuna dair raporu ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle mağdurun vajinasına cinsel organlarını sürtmesi şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanunun 102 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanık hakkında tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde yer alan nedenlerle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2013/176 Esas, 2015/32 Karar sayılı kararında Sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde yer alan nedenlerle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2013/176 Esas, 2015/32 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.