9. Ceza Dairesi 2021/4995 E. , 2023/5550 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/401 E., 2015/18 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2010/401 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.03.2018 tarihli ve 14-2015/90425 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektiren delil olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdurenin 16.11.1995 doğumlu olduğu ve getirtilen doğum tutanağına göre sağlık personeli yardımıyla doğduğu belirtildiğinden nüfus kaydının gerçek yaşını gösterdiği, 2010 yılı Temmuz ayında katılan mağdurenin sanık ile tanıştığı, bir süre arkadaşlık yaptıkları, ... Parkında birlikte dışarıda bir gece geçirdikleri, sanığın burada katılan mağdureye sarılarak dudaklarından öptüğü, yine 2010 yılı içerisinde parkta buluşarak aynı şekilde sarılıp öpüştükleri, böylece sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında her ne kadar organ sokmak suretiyle çocuğa karşı cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; katılan mağdurenin sanık ile Fikirtepe'de bir gecekonduda birlikte içki ve hap içtikten sonra kendisinden geçtiğini, sabah uyandığında çıplak olduğunu bu nedenle sanık ile ilişkiye girdiklerini anladığını beyan etmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması talebi ile kamu davası açıldığı, katılan mağdurenin ifadelerinin açık olmadığı, kesin net şekilde cinsel ilişkiye girdiğine dair bir açıklamada bulunamadığı, duruşmada ifadesi alınırken hazır bulunan uzmanın katılan mağdurenin zeka ve anlama sorunları bulunduğunu, beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği konusunda tereddütler olduğunu ifade ettiği, sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında katılan mağdure ile sadece sarılıp öpüştüklerini, bunun dışında herhangi bir eylemi olmadığını savunduğu dikkate alındığında, sanığın organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianame ile sanığın yalnız tek eyleminden bahsedilmesi, müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair iddianamede herhangi bir anlatım bulunmadığı halde sanık hakkında belirlenen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile arttırılması ve suç tarihinin karar başlığına hatalı yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2010/401 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!