WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/4944 E.  ,  2024/3947 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/353 E., 2014/351 K.

Sanıklar ... ve ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükümle ilgili temyiz talebinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun mağdurunun kaçırılan ya da alıkonulan çocuğun velayet hakkına sahip yasal temsilcisi olması karşısında, suç tarihinde on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin suçtan zarar görmesinin söz konusu olmaması nedeniyle vekilinin anılan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin reddinin gerektiği belirlenmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile sanıklar Gökhan ve Gürkan hakkında çocuğun cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, kasten yaralama, hakaret ve suç uydurma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 271 inci maddesi uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2010/353 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile;
a) Sanık ...'ın değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis, 134 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
b)Sanıklar ...ve ...'un özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1'er yıl hapis ve aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1'er yıl 6' şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
c) Sanık ...'un kasten yaralama, hakaret ve suç uydurma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve aynı Kanun'un 271 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
d) Sanıklar Hasan, Gökhan, Gürkan ve Ömer Faruk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, açılan davada eylem cinsel taciz kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine,
Karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen onama görüşlü Tebliğname ile daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, mağdurenin çelişkili beyanları dışında sanığın atılı suça iştirak ettiklerine dair mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.

C.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,sanığın atılı suça iştirak ettiklerine dair mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık lehine takdiri indirim maddesi ile diğer lehe maddelerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna iştirak ettiğine ilişkin delil olmadığına, suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, kasten yaralama ve hakaret suçları yönünden tahrik ve diğer indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine,suç uydurma suçu yönünden suç işleme kastının bulunmadığına, zorunluluk halinin bulunduğuna, sanık lehine takdiri indirim maddesi ile diğer lehe maddelerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

E. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanıklar Hasan, Gökhan, Gürkan ve Ömer Faruk Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun mağdurunun kaçırılan ya da alıkonulan çocuğun velayet hakkına sahip yasal temsilcisi olması karşısında, suç tarihinde on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin suçtan zarar görmesinin söz konusu olmaması nedeniyle mağdure vekilinin anılan hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince ret kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanıklar Gökhan, Gürkan ve Ömer Faruk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C.Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ile Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama, Hakaret, Suç Uydurma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1.Sanık ... hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, tüm sanıkların özel hayatın gizliliğini ihlal ve sanık ...'un kasten yaralama, hakaret ve suç uydurma suçlarının, 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesi ile 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 271 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.11.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.

D. Tüm Sanıklar Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Sanık ...'ın olay tarihinde on altı yaşındaki mağdureye ait cinsel içerikli görüntülerini kaydetmesi eylemi ile sanıklar Gökhan, Gürkan ve Ömer Faruk'un aralarında yaptıkları plan ve anlaşma gereği katılan mağdurenin sanık ... tarafından çıplak görüntülerinin çekilmesini temin için sanık ...'a yardım ettikleri katılan mağdureyi sanık ...'ın evine tanık Ayşegül yardımıyla getirdikten sonra Ayşegül'ün kardeşinin kaybolduğu bahanesiyle evden ayrılarak katılan mağdurenin sanık ... ile çıplak olarak sevişme görüntülerinin Hasan'ın cep telefonuna kaydedilmesi eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Sanıklar ....ve Ö... Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2010/353 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanıklar ... ve .. Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2010/353 Esas, 2014/351 Karar sayılı ilâmında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ile Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama, Hakaret, Suç Uydurma Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2010/353 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D.Tüm Sanıklar Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2010/353 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2024 tarihinde karar verildi.