9. Ceza Dairesi 2021/4935 E. , 2023/4179 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/44 E. 2015/88 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2013 tarihli ve 2013/1226 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklardan;
a) ...ve...hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs ve fuhuş suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci ve altıncı fıkraları, 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları,
b) Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları, 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması,
c) Sanık ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci ve altıncı fıkraları uyarınca cezalandırılması,
istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2013/44 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı ile sanıklardan;
a) ...ve...hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine; fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 52 nci maddenin ikinci fırkası uyarınca 6 yıl 7 gün hapis ile 140 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
b) Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
c) Sanık ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan değişen suç vasfına göre 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
dair karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.02.2018 tarihli "Onama" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
a) Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararının bozulması, sanığın zorla cinsel ilişkiye girmeye çalışması nedeniyle hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Sanıklar ...ve...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna iştirak etmeleri nedeniyle bu suçtan mahkumiyetleri,
c) Sanık ...'in mağdureyle rızası dışında zorla cinsel birlikelik yaşadığı, bu nedenle rızayla ilişkide bulunduğu kabulünün hatalı olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararların bozulması,
taleplerine ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın olay tarihi ve saatinde nerede olduğunu ispatladığına, mağdurenin muayenesindeki yırtığın eski olduğunun anlaşıldığına, mağdurenin soyut beyanı dışında delil bulunmadığına, suç vasfı değişmesine rağmen ek savunma hakkı tanınmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve lehe hükümlerin uygulanmaması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Deliller arasında yer alan teşhisin kanuna uygun olmadığına, sanık ... hakkında ek savunma verilmeden hüküm tesis edildiğine, mağdurenin ifadelerinden daha evvel bekaretini kaybetmesi olayından aklanmaya yönelik beyanlarda bulunduğunun anlaşıldığına, mahkumiyet kararında mağdurenin lehe anlatımlarına yer verilmişken, aleyhe anlatımlarına yer verilmediğine, mağdurun sanık ... ile cinsel ilişkiye girdiğine dair soyut iddia dışında bir delil bulunmadığına, mağdurenin sanık ...'in yaşadığı evden ayrıldıktan sonra bir başka evde kaldığına, sanıklar... ile ...'in görüntüsünün mağdurenin şikayetinde verdiği eşgal uymadığına, mağdurenin kızlığını bozduğunu iddia ettiği...'in eyleminden altı gün sonra alınan raporda hymende eski yırtık tespit edildiğine, sonuç itibariyle mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, uygulama yönünden de 5237 sayılı Kanun'un 227 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna, zira mağdurenin çaresizlik içinde bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı ve gerekçesinin yetersiz olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, iç beden muayenesindeki yırtığın eski olması nedeniyle oluşan şüphenin dikkate alınarak sanığın beraatini talep etiğine, sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediğine ve mağdurenin dışarıda kalmaması için ...'in evinde bir gece kalmasını rica ettiğine, sadece bu davranışın cezalandırmaya yeterli delil olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi ile dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Mahkemece, katılan mağdurenin sanıklardan...ile aynı yerde oturduklarından arkadaş olduğu, mağdurenin babasının ve abisinin baskıları nedeniyle evden kaçmaya karar verdiğini arkadaşı olan sanık ...'a anlattığı,...'ın da bu durumu önceden tanıdığı sanıklardan ...'e anlattığı, sanık ...'in kendisini katılana ... ismiyle tanıttığı, katılana evden eşyalarını alıp gelmesini söylediği, katılanın ailesinden habersiz evden eşyalarını alıp sanık ...'in kullandığı araç ile yanında sanık ... olduğu halde evinden ayrılarak sanık ...'in sanıklardan...'e ait olup birlikte kaldıkları eve geldiği, ...ve...'ın katılan ile konuşarak erkeklerle birlikte olup çok para kazanacaklarını söyledikleri, katılanın zor durumda olması, gidecek yerinin bulunmaması ve sanıkların çok para kazanacaklarına dair anlatımlarına inanması nedeniyle tekliflerini kabul ettiği, sanıklardan... ile bu şekilde rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra eve gelen diğer şahıslarla birlikte olmak istemediğini söylemesi üzerine sanıklardan Demet'in katılana 30 TL para vererek evden gönderdiği, böylece sanık ...'in reşit olmayanla cinsel ilişki, sanıklar ...ve...'ın da fuhuş suçunu işledikleri maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanıklar... ve ...in arkadaşı olan ve sanıkların kaldıkları eve katılan mağdurenin bulunduğu sırada gelip giden sanık ... hakkında da katılan ile zorla cinsel ilişkiye girmeye çalışarak çocuğa karşı cinsel saldırıya teşebbüs suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, katılanın bu sanık yönünden iddialarının birbirini doğrular nitelikte olmaması dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verildiği görülmüştür.
3.Sanık ... hakkında katılana karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, katılan mağdurenin ilk alınan ifadesinde diğer sanıklar ...ve...'ın erkekler ile birlikte olarak çok para kazanacaklarını, ev araba alacaklarını, hayallerinin gerçekleşeceğini söylemesi üzerine itiraz etmeyerek cinsel ilişkiye girmeyi kabul ettiğini, sanık ...'in verdiği iç çamaşırlarını giyerek hazırlandığını söylemesi karşısında sanık ...'in eylemini cebir, tehdit hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirmediği, eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.
4.Sanıklar ...ve...hakkında sanıklar... ve ...'in işledikleri iddia edilen cinsel saldırı ve cinsel saldırıya teşebbüs suçuna iştirak ettikleri iddiasıyla ve ayrıca fuhuş suçunu işledikleri iddisıyla cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanıklardan ...'in işlediği iddia edilen suç yönünden mahkumiyete yeterli delil bulunmadığından sanık ...'in de beraatine karar verilmiş olması, sanık ...'in eylemi yönünden de eylemin nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturmadığı kanaatine varılmış olması nedeniyle sanıklar ...ve...hakkında bu suçlardan beraatlerine, sanıkların evden kaçması nedeniyle zor durumda olan çocuğu fuhuşa teşvik edip bu maksatla barındırdıkları sabit olduğundan fuhuş suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği görülmüştür.
5.Sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savunmuşlar ise de, sanıkların özetle hayatın olağan akışına uygun olmayan, birbirlerinin anlatımları ve mağdure beyanları ile çelişkili savunmaları ve kaçamaklı ikrar karşısında savunmalara itibar edilmediği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar ..., ...ve...Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Oluşa uygun kabule göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.02.015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
C.Sanıklar ...ve...Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan mağdurun çaresizliğinden yararlanma hali, mağdurun içinde bulunduğu ve üstesinden gelemediği maddi veya manevi anlamda elverişsiz durumdan yararlanmak suretiyle mağdurun fuhşa razı edilmesidir. Mağdurun çaresizliğinden yararlanılarak fuhuş suçunun işlendiğinden söz edilebilmesi için failin mağduru fuhşa sevk veya fuhuş yapmaya razı ederken bu durumdan özellikle yararlanmış olması, mağdurun içinde bulunduğu olumsuz koşullardan başka türlü kurtulma imkanı bulunmadığı fikri oluşturularak fiile razı edilmesi ve bunun sonucu fuhşa sevkedilmesi ve fuhuş yapmasının sağlanması gerekir. Çaresizliğin sebebi güçsüzlük, sağır-dilsizlik, akıl hastalığı gibi fiziksel durumlar veya işsizlik, yoksulluk, madde veya alkol bağımlılığı, açlık gibi şahsi duruma bağlı durumlardan kaynaklanabilir.
Bu açıklamalar göz önüne alınarak dosya kapsamında mağdurenin ailesinden şiddet gördüğü iddiasının ispatlanmamış olması, evden kaçtıktan bir gün sonra tekrar evine giderek eşyalarını ve kimliğini alması, kendi isteği ile sanıklar ile birlikte gösterdikleri yere gitmesi, erkeklerle birlikte olup ev araba sahibi olacağı, hayallerinin gerçek olacağı teklifine itiraz edemediğini ve kabul ettiğini beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurenin bulunduğu bu durumun 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında çaresizlik hali olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında anılan Kanun ve maddenin dördüncü fıkrası uygulanarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A.Sanıklar ..., ...ve...Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2013/44 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2013/44 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar... ve ...müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C.Sanıklar ...ve...Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2013/44 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ...
müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!