WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/4805 E.  ,  2023/6572 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/284 E., 2015/50 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî onama

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kayden 17.08.1998 doğumlu olup İlk Derece Mahkemesinde ifadesinin alındığı 19.01.2015 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye atanan vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşince fıkrası ile 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında hata hükümlerinin tatbiki istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; "19/04/2014 tarihinde Özel ... Hastanesinde doğum yapan mağdure ...'in hamile kaldığı tarihte soruşturma başlatıldığı, mağdurenin ve sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında 2013 yılı temmuz ayı içerisinde birlikte kaçıp cinsel ilişkiye girdiklerini beyan ettikleri ve dünyaya gelen çocuğun da bu ilişkinin ürünü olduğunu beyan ettikleri, mağdurenin doğum yaptığı tarihe göre sanık ile mağdurenin ilişki tarihlerinin beyan ettikleri üzere 2013 yılı temmuz ayı içerisinde olduğu, bu tarihte 17/08/1998 tarihinde hastanede doğduğu anlaşılan ...'in 15 yaşından küçük olduğu, bu sebeple mağdurenin rızasının hukuken korunmadığı yine bu tarihten itibaren mağdure ile sanığın birlikte yaşamaya başladıkları, mağdure rızası ile birlikte yaşasa da yine yaşının küçüklüğü sebebiyle rızasının hukuken korunmadığı ve sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel istismar ve cinsel amaçla hürriyetten yoksun kılma suçlarını işlediği anlaşılmakla sanık hakkında" gerekçesiyle atılı suçlardan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 17.08.1998 doğumlu olup İlk Derece Mahkemesinde ifadesinin alındığı 19.01.2015 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın yargılama sürecinde alınan "Eşimin yaşının küçük olduğunu ben bilmiyordum, hatta o tarihte daha iriyarıydı ve yaşının küçük olduğu anlaşılmıyordu," şeklindeki; "Ben sanıkla yaş hususunda herhangi bir şey konuşmuş değiliz, daha doğrusu ben yaşımın 15'ten küçük olduğunu sanığa hiç söylemedim, hatta 15'ten büyük olduğunu söylemiştim" şeklindeki mağdure beyanlarıyla teyit bulan ifadesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınıp, mevcut haliyle sanığın eyleminin aynı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ile 234 üncü maddede düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturduğu, mağdurenin ve kanuni temsilcinin sanıktan şikayetçi olmadığı gözetilerek sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan düşme kararı verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Bozma kapsam ve gerekçesine göre, Tebliğnamedeki onama istemli görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.