9. Ceza Dairesi 2021/4706 E. , 2024/3802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/405 E., 2015/42 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1,2.cümle, 116/1 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/405 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda evine gittiği katılanın göğüslerini ellediği sabit olan sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 102/1,2. cümle, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 116/1, 62, 50. maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 102/1,2. cümle, 116/1 maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.02.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1,1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üye ...'ın eylemin sarkıntılığı aştığından kararın bozulması gerektiği karşı oyu ve oy çokluğu ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan oy birliği ile DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Katılan mağdurenin aşamalardaki samimi ve tutarlı beyanlarına göre Sanığın olay günü katılan mağdurenin rızası dışında evine girdiği ve seni seviyorum, seni istiyorum diyerek elini mağdura doğru uzattığı ve mağdurun göğüs bölgesini ellediği ve katılan mağdurenin odun parçası ile sanığa vurması nedeniyle sanığın eylemine son verdiği olayda;
Sayın çoğunluk tarafından sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı olduğu ve bu nedenle zamanaşımına uğradığından bahisle hükmün bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş ise de;
Sanığın olay günü katılan mağdurenin rızası dışında evine girdiği ve seni seviyorum, seni istiyorum diyerek elini mağdura doğru uzattığı ve mağdurun göğüs bölgesini ellediği, katılan mağdurenin odun parçası ile sanığa vurması nedeniyle sanığın eylemine son verdiği, mağdurun göğüs bölgesinde kızarıklık sıyrık tarzında yaralanma meydana geldiği, sanığın eyleminin ani ve kesintili olmadığı zira verdiği karar doğrultusunda eylemini gerçekleştirebilmek için katılan mağdurenin evine girdiği, bu hususun ani gerçekleşen bir olay olmadığı sanığın eylemini rahatlıkla gerçekleştirebilmek amacıyla daha rahat ve uygun bir ortamdan istifade etmek için verdiği karar doğrultusunda kişinin en korunaklı olduğu evine kadar gelip içeri izinsiz girmek suretiyle gerçekleştirdiği nazara alındığında, sanığın eyleminin sarkıntılığı aştığından ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı korunmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 102/1-1.cümle gereğince cezalandırılması için hükmün bozulması gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!